**LEFKOŞA, KIBRIS** – Kıbrıs'ta yaşayan İranlı göçmen topluluğu, ülkelerindeki protesto hareketine destek olmak amacıyla Kıbrıs Meclisi'nden kararlı siyasi adımlar atmasını talep etti. Perşembe günü, bir grup İranlı göçmen, yasama binası önünde toplanarak Meclis Başkanı Annita Demetriou'ya resmi bir muhtıra sundu. Belgede, insan hakları ihlalleri iddialarına ilişkin derin endişeler dile getirilirken, göstericilere yönelik artan baskıya karşı güçlü bir uluslararası tepki çağrısı yapıldı. Bu çağrı, Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı'nın artan istikrarsızlık ve bölgesel gerilimler nedeniyle vatandaşlarına İran'dan ayrılmalarını şiddetle tavsiye eden seyahat uyarısıyla aynı zamana denk geldi.
Meclis'in harekete geçmesi için kapsamlı bir çağrı niteliğindeki muhtıra, birkaç önemli talebi özetliyor. Bunların başında, Kıbrıs Meclisi'nin demokratik özgürlükler için mücadele eden İran halkıyla resmen dayanışma içinde olduğunu ifade etmesi geliyor. Ayrıca, göçmenler milletvekillerini, Avrupa Birliği düzeyinde İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (DMO) terör örgütü olarak tanınmasını desteklemeye çağırdı. Bu adım, önemli diplomatik ve ekonomik sonuçlar doğuracaktır. Belge ayrıca, baskıdan sorumlu tutulan üst düzey İranlı yetkililere yönelik hedefli yaptırımların uygulanmasını ve iddia edilen ihlallerin titizlikle araştırılması için bağımsız bir uluslararası soruşturma kurulmasını savunuyor. Diaspora temsilcileri ayrıca Kıbrıs'ın Tahran'a yönelik diplomatik baskısını artırmasını ve en önemlisi Lefkoşa'daki İran Büyükelçiliği'nin faaliyetlerinin askıya alınmasını talep etti.
Bu çağrıların arka planında, 2025 sonlarında patlak veren ve hükümetin acımasız müdahalesiyle karşılanan İran'daki halk ayaklanmaları yer alıyor. 2026 başlarında ölüm sayısında ciddi bir artış yaşandığına dair raporlar, yetkililerin uyguladığı ve iletişimi ve bilgi yayılımını etkili bir şekilde engelleyen şiddetli internet karartmasıyla daha da kötüleşti. Ocak ayındaki bir dizi idam etrafındaki tartışmalar, uluslararası kınamayı daha da alevlendirdi ve insan hakları krizinin küresel farkındalığını artırdı.
Muhtıraya yanıt olarak Meclis Başkanı Annita Demetriou, "Meclis, demokrasi ve özgürlük için savaşanların yanında duracaktır" diyerek net bir destek mesajı verdi. Demetriou, Kıbrıs'ın kendi kendini belirleme mücadelesi konusundaki tarihsel anlayışını vurgulayarak, "Kendi özgürlük ve demokrasi mücadelesi tarihine sahip bir ülke olarak, bu tür anların ciddiyetini anlıyor ve sorumluluğunu üstlenecektir" dedi. Demetriou, bu duyguları somut siyasi desteğe dönüştürmek amacıyla bir kararın Kıbrıs Meclisi'ne görüşülmek üzere resmi olarak sunulacağını belirtti.
Bu gelişmelerin etkileri ikili ilişkilerin ötesine uzanıyor. Kıbrıs hükümetinin İran'daki vatandaşları için güncellediği seyahat uyarısı, mevcut jeopolitik iklimle ilişkili somut riskleri vurguluyor. Dışişleri Bakanlığı'nın vatandaşlarını İran'dan ayrılmaya tavsiye etme kararı, iç karışıklıklar ve daha geniş bölgesel tırmanma potansiyeli ortasında yabancıların güvenliği konusundaki artan endişeleri yansıtıyor. Diaspora'nın acil eylemleriyle doğrudan bağlantılı olmasa da, bazı raporların belirttiği gibi önümüzdeki 24 saat içinde potansiyel uluslararası askeri tepkileri de içeren daha geniş jeopolitik bağlam, duruma başka bir karmaşıklık ve aciliyet katmanı ekliyor. Kıbrıs'taki İran diasporasının eylemleri, protestoların uluslararası boyutunun ve göçmen topluluklarının anavatanlarındaki değişim için savunuculukta oynayabileceği önemli rolün güçlü bir hatırlatıcısıdır.