**Londra/Washington D.C.** – İran'da iç karışıklıkların giderek derinleşmesi ve rejimin giderek artan sert söylemleri, Birleşik Krallık'ı diplomatik bir adım atmaya zorladı. Londra, Tahran'daki büyükelçiliğini geçici olarak kapatarak, operasyonlarını uzaktan yürütme kararı aldı ve büyükelçi ile konsolosluk personelini tahliye etti. Bu önemli diplomatik hamle, çarşamba günü duyuruldu ve İran'daki güvenlik durumunun ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Eş zamanlı olarak, ABD'nin İslam Cumhuriyeti'ne karşı askeri bir eyleme hazırlandığına dair spekülasyonlar da giderek güçleniyor.
İngiliz misyonundaki fiziki operasyonların durdurulması kararı, kapsamlı bir güvenlik değerlendirmesi sonucunda alındı. Ülkede, İslam Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana yaşanan en şiddetli iç protestolarla boğuşan İran'da personelin güvenliğini önceliklendiren bu adım, dikkat çekici. Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump da durumu yakından takip ettiğini göstererek, salı günü İranlı göstericilere yönelik "yardım yolda" şeklinde bir mesaj yayınladı. Bu açıklama, İran'ın komşularına yönelik olası bir ABD saldırısı durumunda Amerikan üslerine misilleme yapacağı yönündeki sert uyarılarıyla birleşince, bölgedeki gerilim kritik bir eşiğe ulaştı.
ABD yönetiminden alınan bilgiler, Başkan Trump'ın ulusal güvenlik ekibi arasında İran'a yönelik olası saldırı önlemleri konusunda yoğun bir istişare dönemi yaşandığını gösteriyor. Büyük çaplı bir askeri müdahale konusunda henüz bir fikir birliğine varılamamış olsa da, daha kararlı bir duruşa doğru belirgin bir eğilim olduğu görülüyor. ABD'li yetkililer, gerçekleştirilecek herhangi bir eylemin hedef odaklı olacağını, kara birliklerinin konuşlandırılmasından veya uzun süreli bir çatışmadan kaçınılacağını belirtti. Bunun yerine, protestoları şiddetle bastırmaktan sorumlu olduğu düşünülen İran güvenlik tesislerine yönelik operasyonlara odaklanılması bekleniyor. Başkan Trump'ın, rejimin iç muhalefete karşı sert tepkisi göz önüne alındığında, kararlı bir müdahalenin şart olduğuna inandığı söyleniyor.
Olası bir ABD askeri müdahalesine dair hissedilen endişe, küresel finans piyasalarında şok dalgaları yarattı. Yatırımcıların, artan jeopolitik belirsizlik ortamında güvenli liman olarak görülen altına yönelmesiyle, altın fiyatları 2.000 doların üzerine çıkarak rekor seviyelere ulaştı. Benzer şekilde, petrol piyasaları da derin bir istikrarsızlık atmosferini yansıtıyor; traderlar, arz ve talep dinamiklerinden ziyade, olası aksaklıkları fiyatlıyor. deVere Group CEO'su Nigel Green, piyasa duyarlılığı hakkında yaptığı yorumda, "Petrol traderları etkin bir şekilde kaos üzerine bahis oynuyor" dedi. Bu durum, petrol sektöründeki riskten korunma (hedging) faaliyetlerindeki artışla da destekleniyor.
ABD'nin askeri bir müdahalesinin stratejik sonuçları geniş kapsamlı olacaktır. İran'ın bölgesel üslere yönelik üstü kapalı tehditleri, çatışmanın daha geniş bir bölgesel yangına dönüşme tehlikesini barındırıyor. Dahası, hem İngiltere hem de ABD, Orta Doğu genelindeki üslerinden bir miktar personeli çekmeye başladı; bu önleyici tedbir, yaklaşan kriz hissiyatını daha da artırıyor. Gelişmeleri yakından izleyen Avrupalı yetkililer, ABD askeri müdahalesinin giderek daha olası göründüğünü ve bazıları tarafından önümüzdeki kırk sekiz saat içinde gerçekleşebileceğini öne sürdüklerini belirttiler. Dolayısıyla, önümüzdeki günler diplomatik itidalin kritik bir sınavı ve önemli jeopolitik yeniden yapılanmaların potansiyel bir habercisi olmaya aday.