**Larnaka, Kıbrıs** – Larnaka Ceza Mahkemesi, 32 yaşındaki Ukraynalı bir vatandaşı hakkındaki kara para aklama suçlamalarından tamamen akladı. Mahkeme, ülkeye soktuğu yüklü miktardaki paranın gayrimeşru kökenini ispat edecek yeterli delil bulunamadığını belirtirken, fonların kullanım amacına ilişkin gümrük beyanlarındaki tutarsızlıklar konusunda ise şimdilik bir dava dosyası oluştuğuna hükmetti. Kadından bir paket aldığı iddia edilen 43 yaşındaki bir Ukraynalı erkek de benzer şekilde kara para aklama iddialarından beraat etti.
Olay, 1 Mart 2024'te kadının Limasol'da soyulduğunu ve yaklaşık 420 bin avro parasının çalındığını bildirmesiyle başladı. Ancak bu ihbar, farkında olmadan kadının mali hareketlerini mercek altına alan geniş çaplı bir soruşturmayı tetikledi ve ülkeye sürekli ve büyük miktarlarda nakit girişi yapıldığı ortaya çıktı. Ağustos 2023 ile bu yılın Mart ayı arasında kadın, adaya tam yirmi kez gelmiş ve toplamda 7 milyon 769 bin 300 avro getirmişti.
Her bir ithalat sırasında, fonların kaynağını gümrük memurlarına resmi olarak beyan etmişti. Savcılığın temel tezi, bu paraların yasa dışı faaliyetlerden elde edildiği ve kadının bunları aklamaya çalıştığı yönündeydi. Ancak mahkemenin ara kararı, savcılığın kritik bir zayıflığına işaret etti. Kararda şöyle denildi: "Savcılık Makamı, sanıklar hakkındaki tüm kara para aklama suçlamalarında emare (prima facie) bir dava dosyası oluşturmayı başaramamıştır. Diğer yandan, sanık hakkındaki tüm yanlış beyan suçlamaları için emare bir dava dosyası oluşturmayı başarmış, ancak bu yalnızca paranın Kıbrıs'a ne amaçla getirildiği konusunda olmuştur, kökeni hakkında değil."
Bu karar, savcılığın paranın beyan edilen kökenini şüpheli hale getirecek güçlü kanıtlar sunamadığı veya fonları yasa dışı faaliyetlerle ya da elde edilmesinde rolü olan başka kişilerle ilişkilendiremediği anlamına geliyor. Mahkeme, kadının fonların kaynağına ilişkin beyanlarını kabul ederken, kritik önem taşıyan bir noktada, paranın Kıbrıs'a varışındaki amacını yanlış beyan ettiğini tespit etti. Fonların kökeni ile beyan edilen kullanım amacı arasındaki bu ayrım, yargılamada belirleyici oldu.
Yirmi kara para aklama suçlamasından beraat etmek, potansiyel olarak on dört yıl hapis cezasıyla yüzleşebilecek olan sanık için büyük bir rahatlama oldu. Ancak, yanlış gümrük beyanında bulunma suçlamaları ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Mahkemenin fonların amacı hakkındaki yanıltıcı beyanlar konusunda emare bir dava dosyası oluşturduğu yirmi durumun her biri için kadın, beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu özel suçlamalarla ilgili yargılama 4 Şubat'ta yeniden başlayacak.
Bu davanın sonucu, özellikle fonların kökeni şüpheli olsa bile kesin olarak yasa dışı olduğunun kanıtlanamadığı durumlarda, kara para aklama davalarında ortaya çıkan karmaşık hukuki zorlukları gözler önüne seriyor. Kadın aklamadan kurtulmayı başarsa da, beyan suçlamalarıyla ilgili devam eden yargılama, yetkilileri yanıltmaktan doğan sorumluluğun yargı gündeminde sıkı bir şekilde durduğunu gösteriyor. Mahkemenin, beyan edilen amaç ile fiili kullanım arasındaki tutarsızlığa vurgu yapması, sınır ötesi büyük finansal varlık hareketlerinin söz konusu olduğu davalarda gelecekteki soruşturmalar ve kovuşturmalar için önemli bir yol haritası çiziyor.