Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Monday, January 12, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Avrupa Birliği Konseyi'nin Yeni Başkanı Kıbrıs: Bölgesel Köprü Kurma Misyonu

**Lefkoşa, Kıbrıs** – Avrupa Birliği Konseyi'nin dönemsel başkanlığını devralan Kıbrıs Cumhuriyeti, altı aylık görev süresince kıta vatandaşlarını doğrudan etkileyen konularda somut ilerleme kaydetmeyi hedefliyor. Devlet Başkanı Nikos Hristodulidis liderliğindeki ada ülkesi, coğrafi konumunun sunduğu avantajı kullanarak, öncelikli olarak Orta Doğu'ya yönelik stratejik hedeflerini AB gündemine taşıyacak.

Bu başkanlık, komşu bölgelerle diyaloğu ve işbirliğini her zaman savunan Kıbrıs için önemli bir dönüm noktası. Hristodulidis, başkanlık vizyonunu rutin AB işlerinin ötesine taşıyarak, Kıbrıs'ı Avrupa ve Doğu'yu birbirine bağlayan vazgeçilmez bir köprü olarak konumlandırmayı amaçlıyor. Bu girişimin temel taşlarından biri ise 23-24 Nisan tarihlerinde Kıbrıs'ta düzenlenecek gayriresmi Avrupa Konseyi zirvesi olacak. Bu zirvede AB liderleri, daha geniş Orta Doğu'dan mevkidaşlarıyla bir araya gelerek diplomatik etkileşimi güçlendirme yönünde iddialı bir adım atılacak.

Kıbrıs'ın AB ile olan tarihi ilişkisi, mevcut liderlik rolüne güçlü bir arka plan oluşturuyor. Avrupa Birliği'ne üyelik sürecindeki zorlu ama nihayetinde başarılı yolculuk, eski Cumhurbaşkanları Glafkos Klerides ve Yorgo Vasiliu gibi isimlerin öncülüğünde, eski Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis gibi isimlerin stratejik desteğiyle gerçekleşti. 2004'te AB'ye katılan ve on üç yıl önce Konsey başkanlığını üstlenen Kıbrıs, bu birikimini çok yıllık mali çerçeve gibi kritik müzakereleri yürütmek ve dış politika hedeflerini savunmak için kullanacak.

Jeopolitik hedeflerinin yanı sıra, Kıbrıs başkanlığı Ukrayna ile derin bir dayanışma sergiliyor. Hristodulidis, Ukrayna'nın içinde bulunduğu durumu, Kıbrıs'ın işgal ve istila deneyimleriyle paralellik kurarak dile getiriyor. Bu ortak anlayışın, başkanlığın uluslararası ilişkiler yaklaşımına uluslararası hukuk ve çok taraflılık ilkelerini ön plana çıkaracağı öngörülüyor.

Orta Doğu'ya yönelik proaktif tutum, yalnızca ulusal çıkarlar meselesi değil, aynı zamanda Avrupa-Bölgesel işbirliğini güçlendirmeye yönelik bilinçli bir strateji. Brüksel'deki AB-Mısır ve Amman'daki AB-Ürdün zirveleri gibi önceki üst düzey temaslar, mevcut başkanlığın daha geniş hedeflerine zemin hazırlıyor. Hristodulidis'in de belirttiği gibi, bu zirveler "Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tutarlılık ve adanmışlıkla çalıştığımız Avrupa-Bölgesel işbirliğinin yavaş ama istikrarlı bir şekilde yükselişini teyit ediyor." Bu başkanlığın başarısı, Kıbrıs'ın karmaşık jeopolitik zorlukları yönetme kapasitesinin bir kanıtı olacak ve AB içindeki itibarını pekiştirecek.

← Back to Headlines