Kıbrıs yetkilileri, çift tırnaklı hayvanları etkileyen son derece bulaşıcı viral bir hastalık olan Ağız ve Tırnak Hastalığı'nın (ATH) yayılma potansiyelini yakından izleyerek teyakkuz halini sürdürüyor. Üç hafta önce Mağusa bölgesindeki Lapta'da ilk vakaların tespit edilmesinin ardından alarma geçilmiş ve üç vaka doğrulanmıştı. Bu ilk olaylardan bu yana başka bir salgın bildirilmemiş olsa da, adanın veterinerlik hizmetleri uluslararası ortaklarla birlikte tarım sektörünü korumak amacıyla kapsamlı önleyici ve gözetim tedbirleri uyguluyor.
İlk salgın, Aralık ayının sonlarında yine Mağusa bölgesindeki Ayios Sergios köyünde bulunan bir çiftlikte belirlendi. Bu gelişmeye yanıt olarak, AB Komisyonu tarafından görevlendirilen bir veteriner acil durum ekibi, tespit edilen vakalarla ilgili koşulları titizlikle incelemek üzere Aralık ayında adaya geldi. Eş zamanlı olarak, hastalığı kontrol altına alma çabaları Kıbrıs veterinerlik hizmetleri öncülüğünde yürütülüyor. Bu süreçte İngiliz Üsleri ve özellikle Ankara'daki Sığır vebası Araştırma Enstitüsü ile kritik bir işbirliği söz konusu.
Devam eden kontrol stratejisinin önemli bir bileşeni, hayvanlara yönelik çok aşamalı bir aşı programını içeriyor. Veterinerlik hizmetleri başkanı Christodoulos Pipis, Kuzey'deki sığır aşılamalarının ilk aşamasının başarıyla tamamlandığını doğruladı ve ikinci aşamanın önümüzdeki günlerde başlamasının planlandığını belirtti. Pipis ayrıca, koyun ve keçileri kapsayan küçük gevişgetirenler için de aşılamaların yakında başlayacağını ifade etti. Bu aşı çabaları, sürü bağışıklığını oluşturma ve bulaşma riskini azaltma konusunda temel taşı niteliğinde.
Aşı kampanyalarına paralel olarak, gözetim protokolleri de önemli ölçüde artırıldı. Veteriner görevlileri artık tampon bölge olarak adlandırılan kritik sınır hattının üç kilometre çapındaki çiftliklerde yoğun izleme gerçekleştiriyor. Bu artırılmış denetim, ATH virüsünün gizli varlığını tespit etmek amacıyla titiz laboratuvar testlerine tabi tutulan biyolojik örneklerin sistematik olarak toplanmasını kapsıyor. Çiftçilere, hastalık kontrolünde ortak sorumluluğu vurgulayarak, kendi tesislerinde sıkı önleyici uygulamalara uymaları kesin bir dille talimat verildi.
İngiliz Üsleri de Pergamos ve Strovilia geçiş noktalarında önleyici dezenfeksiyon önlemleri alarak sınır ötesi kirlenmeyi önleme taahhüdünü güçlendirdi. Bu eylemler, özellikle farklı bölgeler arasındaki hareketi kolaylaştıran alanlarda ek bir biyogüvenlik katmanı oluşturmak üzere tasarlandı. Odak noktası etkilenen bölgeler ve tampon bölge olsa da, yetkililer şu ana kadar teyit edilmiş vakanın bulunmadığı adanın serbest bölgelerinin korunmasını sağlamak için de titizlikle çalışıyor. Süregelen teyakkuz ve proaktif müdahaleler, ATH salgınının derin ekonomik ve sosyal etkilerini yansıtıyor ve koordineli ve kararlı bir müdahale zorunluluğunu pekiştiriyor.