**Karakas, Venezuela** – Venezüella'da tansiyonun düştüğüne işaret eden önemli gelişmeler yaşanıyor. Ülke yönetimi, uzun süredir "siyasi tutuklu" olarak nitelendirilen kişilerin serbest bırakılmasına başladı. Yetkililer, bu adımı ulusal birlik ve kalıcı barış için atılmış bilinçli bir çaba olarak tanımlarken, ABD ile yaşanan gerginliklerin ardından gelen bu gelişme dikkat çekici.
Edinilen bilgilere göre, hafta sonu başlayan bu serbest bırakma süreciyle birlikte çok sayıda kişi cezaevlerinden ayrıldı. Tam sayı ve isim listesi henüz açıklanmasa da, Karakas yönetimi bu hamleyi iç huzuru pekiştirmek ve toplumsal uyumu teşvik etmek amacıyla atılmış tek taraflı bir jest olarak sunuyor. Venezüella Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez, bu adımı "çok önemli ve akıllıca bir jest" olarak nitelendirerek, ülkenin "cumhuriyette barışı ve herkes arasında barışçıl bir arada yaşamayı pekiştirme konusundaki kırılmaz kararlılığının" bir göstergesi olduğunu belirtti.
Bu diplomatik yakınlaşma, ABD tarafında da hissedilir bir duruş değişikliği ile aynı zamana denk geliyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Venezüella'yı hedef alan "daha önce beklenen ikinci saldırı dalgasını" iptal ettiğini duyurdu. Bu karar, tutuklu salıverme süreciyle birlikte, ABD'nin Güney Amerika ülkesine yönelik politikasında bir yeniden ayarlama olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Dahası, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin Karakas'ta diplomatik temaslarda bulunduğu ve iki ülke arasında resmi diplomatik kanalların yeniden kurulması amacıyla keşif niteliğinde görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor.
Bu tutukluların serbest bırakılması, uzun süredir ABD ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının talepleri arasındaydı. Yıllardır Venezüella, muhalefeti bastırmak ve siyasi rakiplerini keyfi olarak alıkoymakla suçlanıyordu. İnsan hakları savunucuları, siyasi gerekçelerle hapiste tutulan kişi sayısının 800 ila 1000 arasında olabileceğini tahmin ediyor. Serbest bırakıldığı teyit edilenler arasında, bu yılın Şubat ayında gözaltına alınan ve ardından Karakas'taki İspanyol Büyükelçiliği'ne götürülen tanınmış hak aktivisti Rocío San Miguel'in de bulunduğu beş İspanyol vatandaşı bulunuyor. Eski muhalefet adayı Enrique Márquez ve muhalif figür Biagio Pilieri'nin de serbest bırakılanlar arasında olduğu bildirildi.
İlişkilerdeki bu yumuşama, yıllardır süregelen buzlu diplomatik ilişkinin derinliğini göz önüne alındığında daha da önem kazanıyor. Tam diplomatik bağlar, 1999'da Hugo Chávez'in yükselişiyle başlayan uzun süreli gerilim döneminin ardından Trump yönetimi altında 2019'da kesilmişti. O zamandan beri ABD, Venezüella ile olan işlerini büyük ölçüde Kolombiya'nın başkenti Bogota'daki bir temsilcilik aracılığıyla yürütüyordu.
İspanya Dışişleri Bakanlığı, gelişmeleri "Venezüella'nın girdiği yeni dönemde olumlu bir adım" olarak nitelendirerek memnuniyetle karşıladı. Kilit bir Avrupa müttefikinden gelen bu duygu, Venezüella'nın gerilimi azaltma yönündeki görünür çabalarının uluslararası alanda geniş çapta takdir edildiğini gösteriyor. Önümüzdeki haftalar, bu ilk jestin daha sürdürülebilir bir diplomatik ilişki dönemine ve Venezüella'yı uzun süredir rahatsız eden insan hakları endişelerinin samimi bir şekilde ele alınmasına dönüşüp dönüşmeyeceğini belirlemede kritik olacak. Bu filizlenen diplomatik yakınlaşmaların başarısı, muhtemelen tutuklu salıvermelerinin devamına ve demokratik ilkelere ve hukukun üstünlüğüne yönelik gösterilecek somut bir bağlılığa bağlı olacaktır.