**Lefkoşa, Kıbrıs** – Kıbrıs Çalışma Bakanı Yiannis Panayiotou'nun görevden alınması, hem kendisi hem de siyaset kulisleri için adeta bir **şimşek çaktıran** gelişme oldu. Dün itibarıyla kabinede yapılan geniş çaplı revizyon kapsamında görevinden ayrılan Panayiotou, kararın kendisi için tamamen bir sürpriz olduğunu ve Cumhurbaşkanı'ndan herhangi bir ön uyarı ya da işaret almadığını açıkladı. Devlet başkanının doğrudan telefonla bildirdiği bu beklenmedik ayrılık, siyasi arenada **merak uyandırdı**.
Perşembe günü basına verdiği demeçte Panayiotou, kararın kendisini hazırlıksız yakaladığını belirterek şaşkınlığını gizleyemedi. Bakanlık görevlerinin doğasına dikkat çeken Panayiotou, anayasanın kabine üyeleri için sabit süreler veya ön bildirimler öngörmediğini hatırlattı. "Geldiğimiz gibi her an ayrılmaya hazır olmalıyız" diyen Panayiotou, siyasi görevlerin geçici niteliğine vurgu yaptı. Bakanların, yasal haklara sahip sıradan çalışanlar gibi değil, ülkeye hizmet etmek üzere atanan siyasi figürler olduğunu belirten Panayiotou, "Anayasa bakanlar için ne bitiş tarihi ne de zil çalar. Bizler işçi değiliz, ülkeye hizmet eden siyasi şahsiyetleriz" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı, anayasal yetkileri çerçevesinde, bakanları atama ve görevden alma konusunda **sınırsız bir yetkiye** sahip. Bu yetki, seçmen nezdinde hesap verebilirlik dışında herhangi bir resmi prosedüre tabi olmasa da, bakanların her an değiştirilebileceği anlamına geliyor. Panayiotou, sürprizine rağmen Cumhurbaşkanı'nın karar alma özerkliğine derin saygı duyduğunu ifade etti. Görevden alınmasını siyasi bir "kafa kesme" olarak nitelendirmeyi reddederek, hükümet içindeki dinamiklere daha incelikli bir bakış açısı önerdi.
Revizyonun ardındaki kesin motivasyonlar resmi olarak açıklanmamış olsa da, Panayiotou kendi değerlendirmesini yaptı. Görev süresi boyunca uygulanan bazı politikaların, özellikle ücret ayarlamalarının, artan maliyetleri üstlenmek zorunda kalan çeşitli paydaşlar arasında **ciddi memnuniyetsizlik** yarattığını kabul etti. İşverenler ve futbol kulübü yöneticileri gibi grupların, bu çalışma reformlarının finansal sonuçları nedeniyle hoşnutsuzluk kaynağı olabileceğini belirtti. Bu durum, popülist çalışma girişimlerinin, kilit ekonomik aktörlerle istenmeyen sürtüşmelere yol açabileceği hassas bir dengeyi işaret ediyor.
Çalışma Bakanlığı'ndaki bu beklenmedik değişikliğin tam sonuçları henüz tam olarak görülmedi. Panayiotou'nun ayrılışı, hükümetin çalışma politikası veya personeline yaklaşımında bir **dönüm noktası** anlamına geliyor ve bunun sonuçları önümüzdeki aylarda ortaya çıkacaktır. Samimi değerlendirmeleri, üst düzey siyasi atama ve görevden alma süreçlerinin çoğu zaman kapalı kapılar ardında yürütülen işleyişine nadir bir bakış sunarak, bakanlık rollerinin kırılganlığını ve nihai olarak Cumhurbaşkanı'nın takdirine bırakılan yetkiyi vurguluyor. Seçmen, Cumhurbaşkanı'nı bu tür kararların hemen şeffaf olmamasında bile nihayetinde sorumlu tutmaktadır.