**LEFKOŞA, Kıbrıs** – Avrupa Birliği Konseyi'nin altı aylık dönem başkanlığını devralan Kıbrıs Cumhuriyeti, Birlik ile Orta Doğu arasındaki bağları güçlendirmeyi hedefleyen iddialı bir gündemle göreve başladı. Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ada ülkesinin benzersiz coğrafi konumu, oturmuş siyasi güvenilirliği ve derin bölgesel anlayışını kullanarak daha sağlam ve yapılandırılmış bir ilişkiyi teşvik etme vizyonunu dile getirdi.
Çarşamba günü düzenlenen açılış töreniyle başlayan dönem başkanlığı, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel gibi AB'nin kilit isimlerinin yanı sıra Orta Doğu ülkelerinden önemli bakan ve temsilcilerin katılımıyla dikkat çekti. Bu üst düzey katılım, Cumhurbaşkanı Hristodulidis'in deyişiyle "bu isteğin sembolik ve somut bir teyidi" niteliğindeydi ve derinleşen etkileşime yönelik ortak kararlılığın güçlü bir göstergesiydi.
Kıbrıs'ın stratejik hamlesi, mevcut girişimleri daha somut ve etkili işbirliklerine dönüştürmeyi amaçlıyor. Adanın Avrupa ile Orta Doğu arasında coğrafi bir köprü olması, diyalog ve işbirliği için doğal bir kanal görevi görmesini sağlıyor. Bu girişim, sadece lafta kalmayıp, siyasi, ekonomik ve güvenlik ortaklıklarını geliştirmeye yönelik somut eylemlerle destekleniyor.
Bu yönde atılmış önemli bir adım, geçen Ekim ayında Brüksel'de düzenlenen verimli AB-Mısır zirvesinin ardından Amman'da yapılacak olan AB-Ürdün zirvesi. Bu üst düzey toplantılar, ortak ilgi alanlarını belirlemek ve somut projeleri saptamak için büyük önem taşıyor. Ayrıca, Nisan ayında düzenlenmesi planlanan AB üye devlet liderlerinin komşu ülkelerden mevkidaşlarıyla yapacağı gayriresmi toplantı, doğrudan temas ve fikir birliği oluşturma için değerli bir platform sunacak. Von der Leyen ve Michel'in Ürdün, Suriye ve Lübnan'a düzenlediği ortak ziyaret de AB'nin bölgedeki kilit oyuncularla doğrudan etkileşim kurma çabasını pekiştiriyor.
Kıbrıs hükümetinin hedefi, etkileşim için daha öngörülebilir ve karşılıklı fayda sağlayan bir çerçeve oluşturmak. Bölgesel karmaşıklıklar ve nüanslar hakkındaki derin bilgisini kullanarak, AB içinde Orta Doğu'ya daha incelikli bir anlayış getirmeyi ve bunun tersini sağlamayı amaçlıyor. Bu proaktif yaklaşım, Kıbrıs'ı diyalog için kilit bir referans noktası ve güvenilir bir kolaylaştırıcı olarak konumlandırarak, iki bölge arasındaki işbirliğinin yavaş ama sağlam bir şekilde geliştiğini teyit ediyor. Bu başkanlığın başarısı, bu stratejik niyetin hem Avrupa hem de Orta Doğu komşuları için kalıcı, olumlu sonuçlara dönüştürülerek daha fazla istikrar ve ortak refahın teşvik edilmesine bağlı olacaktır.