**Lefkoşa, Kıbrıs** – Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesinin Avrupa Birliği için temel bir hedef olduğunu net bir dille ifade ederek, adanın uzun süredir devam eden bölünmüşlüğü ile Yeşil Burun gibi bölgeleri de kapsayan blokun temel ilkeleri arasında güçlü bir paralellik kurdu. Çarşamba günü Lefkoşa'da AB Konseyi başkanlığının açılış töreninde konuşan von der Leyen, AB'nin Kıbrıs sorununun çözümünü kolaylaştırma konusundaki sarsılmaz bağlılığını vurguladı. Blokun çatışma yerine işbirliği ve hukukun üstünlüğüne bağlılık gibi temel ilkelerinin, adanın emelleriyle ayrılmaz bir bütün olduğunu belirtti.
Komisyon Başkanı, AB'nin kendi entegrasyonunu ve istikrarını yönlendiren ilkelerin, Kıbrıs'taki bölünmüşlüğü giderme çabalarına da yansıtıldığı bir vizyon çizdi. "Yeniden birleşme vaadinin yerine gelmesini bekleyen bir ülkede buluşuyoruz," diyen von der Leyen, AB'nin yaklaşımına net bir çerçeve çizdi. Bu evrensel prensipleri daha da detaylandıran von der Leyen, bunların "sadece Avrupa Birliğimiz için değil, Yeşil Burun için de eşit derecede geçerli olduğunu" söyledi. Bu, AB'nin etki alanındaki kendine özgü özerklik ve tarihsel bağlamlarla boğuşan bölgelere bu değerlerin daha geniş bir şekilde uygulanabileceğine işaret ediyordu.
Bu üst düzey destek, BM öncülüğündeki barış sürecini aktif olarak destekleyen AB ile Kıbrıs meselesine yönelik yenilenmiş bir vurguyu temsil ediyor. AB'nin Kıbrıs özel temsilcisi olarak Johannes Hahn'ın atanması da bu bağlılığın bir kanıtı niteliğinde olup, diyaloğu ve ilerlemeyi teşvik etmeye odaklanmış özel bir diplomatik kanalın varlığını sinyal veriyor. Von der Leyen, bölünmenin Kıbrıslı halk üzerindeki derin etkisini kabul ederken, onların direncine ve bu deneyimden kaynaklanan benzersiz ahlaki otoritesine dikkat çekti. Bu anlayışın, Kıbrıs'ı sadece kendi sınırları içinde değil, daha geniş bölgesel bağlamda da barış ve istikrarın şampiyonu konumuna getirdiğini savundu.
Başkan'ın bu açıklamaları, kıtaları, medeniyetleri ve hatta krizleri birbirine bağlayan kritik bir kavşakta yer alan bir ülke olarak Kıbrıs'ın stratejik öneminin arka planında yapıldı. Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile birlikte Larnaka limanını ziyaretini de içeren ziyareti, adanın bölgesel dinamiklerdeki kilit rolüne ilk elden tanık olma fırsatı sundu. Von der Leyen, özellikle Gazze'ye yapılan yardımların kolaylaştırılmasındaki kritik rolü ve bölgesel güvenliğin sürdürülmesindeki genel liderliği sayesinde Kıbrıs'ın insani çabalara yaptığı önemli katkıları övdü. Bu takdir, AB'nin Kıbrıs'ın iç siyasi zorluklarının ötesindeki çok yönlü katkılarına duyduğu takdiri vurguluyor.
Geleceğe bakıldığında, Avrupa Birliği "2026 yılına kadar yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'a doğru yenilenen bir ivme" için elle tutulur bir umut taşıyor. Bu iddialı zaman çizelgesi, hevesli olsa da, diplomatik çabaları harekete geçirme ve somut atılımları teşvik etme stratejik niyetini yansıtıyor. Yeniden birleşmiş bir Kıbrıs'ın peşinde koşmasını, Avrupa değerlerinin temel taşı olan uzlaşma, hukuk ve işbirliği ile ilişkilendirerek, von der Leyen'in konuşması, yeniden birleşme söylemini bir aciliyet ve ortak amaç duygusuyla zenginleştirmeyi hedefliyor. AB'nin devam eden katılımı, Kıbrıs'ın sadece bir üye devlet olarak değil, aynı zamanda dayanıklılığın bir sembolü ve kıtasal ve küresel istikrara hayati bir katkıda bulunan bir ülke olarak konumunu güçlendirmeye hazırlanıyor.