**LEFKOŞA** – Avrupa Birliği Konseyi'nin dönemsel başkanlığını devralmaya hazırlanan Kıbrıs, altı aylık görev süresi boyunca "Dünyaya Açık Özerk Bir Birlik" teması etrafında şekillenecek bir vizyon ortaya koydu. Pazar günü Lefkara'da açıklanan Kıbrıs gündemi, güvenlik ve savunma, göç yönetimi ve ekonomik rekabet gücü gibi öncelikli konularla karmaşık jeopolitik bir zeminde ilerlemeyi hedefliyor.
Adanın, AB için kritik bir dönemeçte üstleneceği başkanlık, devam eden jeopolitik istikrarsızlık, sistemik dönüşümler ve Ukrayna'daki savaşla damgalanıyor. Bu bağlamda Kıbrıs, liderlik rolünü sadece prosedürel bir sorumluluk değil, hem Avrupai hem de kendine özgü ulusal boyutları olan derin bir "ulusal görev" olarak görüyor. AB'nin güneydoğu çeperinde yer alan ve bölünmüş bir toprak parçasının izlerini taşıyan Kıbrıs, güvenlik, uluslararası hukukun zorunluluğu ve bölgesel istikrarın hassas dengesi konularında paha biçilmez bir bakış açısı sunduğunu savunuyor.
Kıbrıs programının merkezinde, daha fazla Avrupa stratejik özerkliğini teşvik etmeye yönelik ortak bir çaba yer alacak. Bu iddia, acil güncel zorluklara hitap edecek şekilde tasarlanmış beş birbiriyle bağlantılı sütunla desteklenecek. Bu stratejinin temel taşı, uluslararası hukuk ilkeleri ve sürdürülebilir dayanışma zemininde, Ukrayna'ya verilen desteğe sarsılmaz bağlılık olacak. Dahası, Kıbrıs, 2030'a kadar uzanan Avrupa Savunmasının Geleceği ve Savunma Hazırlık Yol Haritası Beyaz Kitabı'nın uygulanmasını ilerleterek, AB'nin savunma yeteneklerinin geliştirilmesini savunacak. AB ile NATO arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesi de, paylaşılan güvenlik çıkarlarının daha geniş bir kabulünü yansıtarak önemli bir ilgi odağı olacak.
Savunmanın yanı sıra, Kıbrıs Başkanlığı altında göç yönetimi de en önemli güvenlik meselesi olarak ele alınacak. Yönetim, üçüncü ülkelerle geliştirilmiş işbirliği yoluyla AB'nin geri dönüş çerçevesini güçlendirme çabalarına paralel olarak, yeni Göç ve İltica Paktı'nın kapsamlı bir şekilde uygulanmasını sağlamaya söz verdi. Bu odaklanma, göçün çok yönlü doğasını ve sağlam, koordineli çözümlere duyulan ihtiyacı kabul eden pragmatik bir yaklaşımı vurguluyor.
Ekonomik açıdan Kıbrıs, özellikle KOBİ'lerin yararına idari prosedürleri basitleştirmeye odaklanarak, Tek Pazar'ı canlandırmayı ve sermaye piyasası entegrasyonunu derinleştirmeyi hedefliyor. Bloğun dayanıklılığı için kritik bir zorunluluk olan enerji özerkliğinin artırılması da öne çıkan bir konu olacak. Dahası, Başkanlık, Birlik genelinde demokratik süreçleri güçlendirmeye çalışarak, dezenformasyon, siber tehditler ve yabancı müdahalenin artan tehdidiyle yüzleşecek. Akdeniz bölgesindeki deniz güvenliği ve seyir serbestisi de önceliklendirilecek, bu da Kıbrıs'ın stratejik konumunu ve bölgesel denizcilik yönetimine olan çıkarını vurguluyor.
Başkan Hristodulidis, Kıbrıs'ın etkili bir arabulucu olarak hareket etme, fikir birliği oluşturmayı kolaylaştırma ve 27 üye devlet arasındaki farklılıkları köprüleme arzusunu dile getirdi. Kolaylaştırıcı rolünü benimseyerek Kıbrıs, daha uyumlu ve dirençli bir Birlik oluşturmak için eşsiz konumunu ve deneyimini kullanmayı umuyor. Belirlenen önceliklerin önümüzdeki aylarda AB'nin gündemini ve politika söylemini önemli ölçüde şekillendirmesi bekleniyor.