Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Saturday, January 10, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Peyia'da Tarihi Liman Keşfedildi: Bizans İmparatorluğu'nun Ticaret ve İnşaat Ağlarına Işık Tutuyor

**PEYIA, KIBRIS** – Kıbrıs'ın tarihi dokusuna ışık tutan son altı haftalık kazı çalışmaları, Peyia'da MS 6. yüzyıla, yani İmparator Justinianus dönemine ait önemli bir Bizans limanının varlığına dair güçlü kanıtlar ortaya çıkardı. Kıbrıs Antikiteler Dairesi'nin New York Üniversitesi (NYU) ve diğer saygın akademik kurumlarla işbirliği içinde yürüttüğü proje, bölgenin antik çağdaki deniz ticareti ve dini yapıların inşasındaki kritik rolüne dair daha önce eşi benzeri görülmemiş bilgiler sunan, en dikkat çekici olarak 700 kilogramı aşkın parçalanmış Geç Roma amforası gibi zengin buluntulara ulaştı.

Keşfin merkezinde yer alan antik Peyia limanı, arkeologların yakındaki Cape Drepano'daki bazilikaların inşası için mermer sevkiyatında kilit rol oynadığına inandıkları bir bölge. Ele geçirilen amfora parçalarının miktarı, bu çağda gerçekleştirilen lojistik operasyonların büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Ağırlıklı olarak MS 6. yüzyıldan kalma bu kaplar sadece işlevsel değil; yüzeylerinde kırmızı mürekkeple yazılmış, "dipinti" olarak bilinen 68 adet yazı bulunuyor. Bu yazılar, geç antik çağın ticaret yollarının, idari uygulamalarının ve ekonomik manzarasının inceliklerini çözmeye çalışan bilim insanları için paha biçilmez bir kaynak haline geliyor. Kıbrıs Üniversitesi'nden Profesör Stella Demesticha'nın liderliğinde bu parçalar titizlikle kataloglanıyor.

Limanın hemen çevresi dışında, kazı ekibi Agios Georgios ve Maniki gibi yerel isimlerle de bilinen geniş bir mezarlık alanı olan Peyia nekropolünde de kapsamlı yüzey araştırmaları yürüttü. Bu alan, 2018'deki Helenistik bir mezarın keşfiyle başlayan arkeolojik ilginin odağı haline gelmişti. Bu mezarın devam eden incelemesi, MÖ 1. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar uzanan uzun bir kullanım süresini ortaya koyuyor, bu da bölgede yüzyıllar boyunca kesintisiz bir kültürel ve toplumsal varlığa işaret ediyor.

Kazı programının disiplinlerarası doğası, kapsamlı yaklaşımının bir kanıtı niteliğinde. Kıbrıs Üniversitesi, Kıbrıs Enstitüsü ve hatta mezar çömleklerini inceleyen Varşova Üniversitesi'nden Profesör Jolanta Mlynarczyk gibi kurumların uzmanları da bilgilerini esirgemiyor. Ayrıca, Cornell Üniversitesi'nden Dr. Rebecca Gerdes, antik beslenme alışkanlıklarını ve potansiyel defin veya ziyafet uygulamalarını aydınlatmak amacıyla organik kalıntı analizi kullanarak Roma pişirme kaplarının analizini yapıyor. Metal eserlerin analizi için X-ışını floresans gibi ileri teknikler de, insan iskelet kalıntıları ve hayvan kemiklerinin incelenmesiyle birlikte, antik çağdaki yaşamı daha bütünlüklü bir resimle sunmak için kullanılıyor.

Bu keşiflerin etkileri ufukları genişletiyor. İmparator Justinianus'un iddialı inşaat projeleriyle doğrudan bağlantılı önemli liman altyapısının belirlenmesi, Bizans İmparatorluğu'nun Kıbrıs'taki stratejik çıkarlarına somut kanıtlar sunuyor. Kilikya, Filistin ve Gazze gibi farklı bölgelerden gelen yazılı amforalar, bu çabaları destekleyen geniş ticaret ağlarının elle tutulur bir kaydını sunuyor. Devam eden analizler, böyle liman tesislerine ev sahipliği yapmak için kıyı şeridinin düzleştirilmesinde yer alan lojistik zorluklar ve başarılar ile bu operasyonların anıtsal dini yapıların inşasına nasıl doğrudan katkıda bulunduğuna dair anlayışımızı daha da keskinleştirecek. Araştırmalar ilerledikçe, bu antik taşların ve seramik parçalarının barındırdığı sırlar, Kıbrıs'ın antik dünyadaki denizcilik ve dini bir merkez olarak hayati rolünü anlamamızı önemli ölçüde zenginleştirecek gibi görünüyor.

← Back to Headlines