**Lefkoşa, Kıbrıs** – Adayı ikiye bölen sorunun çözümü için Birleşmiş Milletler'in yürüttüğü hayati çabalar, "iyi niyet misyonu" bütçesindeki ciddi kesintilerle sekteye uğramak üzere. Bu mali daralma, BM Genel Sekreteri António Guterres'in hem adadaki müzakere sürecinde "yeni bir fırsat penceresi" açıldığını belirtmesi hem de tampon bölgedeki gerilimin tırmandığına dair uyarıları yaptığı bir döneme denk geliyor.
Önümüzdeki yıl için BM'nin Kıbrıs'taki iyi niyet misyonu için önerilen bütçe, önceki döneme kıyasla 1.2 milyon dolar (yaklaşık 1 milyon Euro) gibi kayda değer bir düşüşü temsil ediyor. Bu, bütçede tam %37.7'lik bir kesinti anlamına geliyor. Mali kemer sıkma politikası, kaçınılmaz olarak sekiz pozisyonun ortadan kalkmasına yol açacak. Bunlar arasında, iki toplumlu teknik komitelerin çalışmalarını kolaylaştıran ve güven artırıcı önlemlerin uygulanmasında kilit rol oynayan yedi sivil personel bulunuyor. Ayrıca, uzun süredir boş kalan ve diplomatik süreci canlandırmada genel bir zorluğa işaret eden BM Kıbrıs Özel Danışmanı pozisyonu da bu kesintiden nasibini alıyor.
Bu bütçe kısıtlamalarına rağmen, Guterres, Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün (UNFICYP) görev süresinin 31 Ocak 2027'ye kadar uzatılmasını tavsiye etti. Bu öneri, sahadaki karmaşık durumu detaylandıran son rapora dayanıyor. Haziran 2025 ile Aralık 2025 dönemini kapsayan rapor, adanın tampon bölgesi içindeki ve çevresindeki askeri ihlallerin ve tek taraflı eylemlerin arttığına dair endişe verici bir tablo çiziyor. Raporda, 146 askeri ihlal belgelenmiş; bunlardan 112'si Türk askeri birlikleri, 34'ü ise Kıbrıs Ulusal Muhafızları tarafından gerçekleştirilmiş. Bu ihlaller arasında mevcut askeri statükoyu değiştirebilecek yetkisiz yapıların inşası da yer alıyor.
Mali daralmaya rağmen UNFICYP'nin görev süresinin uzatılmasının arkasındaki mantık, daha fazla tırmanışı önlemek, istikrarın bir nebze de olsa korunmasını sağlamak ve zorluklarla karşılaşsa da ilerleme emareleri gösteren barış sürecine temel desteği sürdürmek olarak görülüyor. BM'nin değerlendirmesi, son üst düzey temaslar ve Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk liderler arasındaki yüz yüze görüşmelerin ardından daha iyimser bir tabloya işaret ediyor. Yeni Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman'ın göreve başlaması ve temel siyasi konularda varılan ortak anlayış, yeni bir diplomatik ivme için katalizör olarak görülüyor. Rapora göre, Genel Sekreter'in Temmuz 2025'te New York'ta düzenlediği gayri resmi genişletilmiş toplantı ve liderlerin 11 Aralık'taki ortak görüşmesi, ciddi müzakereler için daha elverişli bir ortam yarattı.
Ancak, bütçe kesintilerinin BM'nin operasyonel kapasitesi üzerindeki etkisi küçümsenemez. Özellikle toplumlararası diyaloğa katkı sağlayan personelin azaltılması, güven artırıcı girişimlerin gelecekteki etkinliği hakkında endişeleri artırıyor. Bu durum, UNFICYP'nin zaten içinde bulunduğu likidite kriziyle boğuştuğu, personel sayısının azaldığı, devriye sıklığının düştüğü ve çeşitli güven artırıcı faaliyetlerde gecikmeler yaşandığı bir zamana denk geliyor. Dahası, BM'nin kapalı Maraş gibi hassas bölgelere erişimi hala sınırlı, bu da kapsamlı izleme ve etkileşimi engelliyor. Barış görüşmeleri için "yeni bir pencere"nin açılması memnuniyetle karşılansa da, ivme hala kırılganlığını koruyor ve potansiyeli kalıcı bir çözüme dönüştürmek için tüm taraflardan sarsılmaz bir bağlılık ve kararlılık talep ediyor. Kıbrıs'ta mali sağduyu ile güçlü diplomatik etkileşimin hayati ihtiyacı arasındaki hassas denge şimdi tehlikeli bir şekilde sallanıyor.