**Washington'ın, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu uyuşturucu kaçakçılığı ve terör propagandası suçlamalarıyla Manhattan'daki federal mahkemeye sevk etmek üzere şafak vakti düzenlediği operasyon, dünya gündemine bomba gibi düştü.** Deniz ablukaları ve petrol tankerlerinin durdurulmasıyla eş zamanlı gerçekleşen bu ani gelişme, uluslararası diplomasiyi sarstığı gibi küresel enerji piyasalarında da hissedilir bir çalkantıya yol açtı. Ham petrol vadeli işlemleri, bu beklenmedik olay sonrası belirgin bir yükseliş gösterdi.
Bir devlet başkanının bu denli operasyonel bir şekilde gözaltına alınması, ABD ile Venezuela arasındaki uzun süredir devam eden jeopolitik gerilimin tırmanışa geçtiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Daha önce Maduro'yu "diktatör" olarak nitelendiren ve görevden alınmasını savunan Trump yönetiminin, doğrudan müdahale ve ekonomik baskı yoluyla Venezüella liderinin rejimini çökertme stratejisi izlediği anlaşılıyor. Maduro'nun yakalanmasının ardından, Venezuela Ulusal Meclisi tarafından geçici devlet başkanı olarak yemin ettiği bildirilen Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'e yönelik Trump'tan sert uyarılar geldiği belirtiliyor.
Bu son gelişme, Venezuela'daki ekonomik çöküş, yaygın yolsuzluk iddiaları ve insan hakları ihlalleriyle daha da kötüleşen yılların ilişkilerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. ABD'nin muhalif lider Maria Corina Machado'yu desteklemesi ve ülkeye yönelik petrol akışını daraltmayı amaçlayan deniz ablukası, Washington'ın Maduro hükümetini mali olarak çökertme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. "Narkotik tekneleri" ile petrol tankerlerinin birlikte durdurulması, hem yasa dışı faaliyetleri engelleme hem de rejimi daha da izole etme yönünde ikili bir hedefi işaret ediyor.
Uluslararası toplum ise bu duruma endişe ve kınama karışımı bir tepkiyle yaklaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu tür eylemlerin istikrarsızlığı artırabileceği ve yerleşik uluslararası normları aşındırabileceği uyarısında bulunarak tehlikeli bir emsal oluşturma potansiyeline dikkat çekti. Venezuela'nın uzun süreli müttefikleri Rusya ve Çin ise ABD müdahalesini "yasa dışı" olarak şiddetle kınayarak BM Güvenlik Konseyi'ndeki derin bölünmeleri gözler önüne serdi. Konsey, krizi görüşmek üzere acil bir oturum topladı.
Küresel petrol piyasaları üzerindeki etkiler ise anında ve net bir şekilde hissediliyor. Venezuela'nın petrol üretimi ve ihracatındaki belirsizlik, ABD'nin deniz varlığıyla birleşince Batı Teksas Orta (WTI) ham petrol göstergesini varil başına yaklaşık 57.65 dolara fırlattı. Analistler, Amerikan Petrol Enstitüsü'nün ham petrol stokları raporunun yaklaşan açıklanmasıyla birlikte durumu yakından izliyor. Bu ani ekonomik etkilerin ötesinde, Venezuela'da yaşananlar ulusal egemenlik ve halihazırda karmaşık zorluklarla boğuşan bir bölgedeki potansiyel jeopolitik istikrarsızlık konusunda daha geniş endişeleri tetiklemiş durumda. Venezuela belirsiz bir geleceğe hazırlanırken, dünya bu cüretkar ABD müdahalesinin sonuçlarını anlamlandırmaya çalışarak yakından izliyor.