Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 9, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Batı Afrika'dan Ortadoğu'ya: Küresel İstikrarın Çatırdayan Dengeleri

Dünya, birbiri ardına gelen krizlerle çalkalanırken, hem Batı Afrika'da hem de Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler küresel istikrarı derinden sarsıyor. Gine'de askeri darbeyle iktidara gelen Mamady Doumbouya'nın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanması, ülkenin sivil yönetime dönüş vaatlerini rafa kaldırdığına işaret ediyor. Bu durum, bölgedeki belirsizliği artırırken, Ortadoğu'da da tansiyon yükseliyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan arasındaki Yemen'in geleceği konusundaki anlaşmazlık, zaten harabeye dönmüş bu ülkede yeni bir çatışma fitilini ateşleme tehlikesi taşıyor. Gazze'de ise kırılgan bir ateşkesin gölgesinde İsrail'in askeri operasyonları can almaya devam ediyor.

Gine'de hafta sonu yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Doumbouya oyların yüzde 86,72'sini alarak ilk turda ipi göğüsledi. Yüksek katılım oranına rağmen, bu sonuç askeri rejimin ülkedeki hakimiyetini pekiştirmiş oldu. Darbenin ardından sivil yönetime geçiş sözü veren Doumbouya'nın bizzat cumhurbaşkanlığına aday olması, pek çok kesimce "tiyatro" olarak nitelendirildi. Anayasanın Savunulması Ulusal Cephesi gibi yerel gruplar, seçimi boykot çağrısı yaparken, bazı muhalif liderlerin aday gösterilmemesi de seçimlerin meşruiyetini sorgulatan başka bir gelişme oldu.

Ortadoğu'da ise jeopolitik oyunlar giderek daha tehlikeli bir boyut kazanıyor. Son bir ayda Birleşik Arap Emirlikleri'nin Yemen'deki tutumu, Suudi Arabistan ile ilişkileri daha da gerginleştirdi. Anlaşmazlığın temelinde, BAE'nin Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) verdiği güçlü destek yatıyor. STC'nin güney Yemen'i bağımsızlaştırma hedefi, Suudi Arabistan'ın stratejik çıkarlarıyla doğrudan çelişiyor. Riyad yönetimi, BAE limanlarından çıkan ve STC'ye gideceği belirtilen araçlara yönelik hava saldırılarıyla bu konudaki kararlılığını ortaya koydu. Suudi Arabistan, ulusal güvenliğine yönelik her türlü tehdidin "kırmızı çizgi" olduğunu ve gerekli tüm tedbirleri alacağını açıkça ifade etti. Bu gerilimin Sudan ve Afrika Boynuzu gibi komşu bölgelere sıçrama ihtimali, mevcut insani krizleri daha da derinleştirebilir.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, Gazze'de yaşanan insani felaket de yürekleri dağlamaya devam ediyor. Üç ay önce ABD'nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail ordusu operasyonlarını sürdürüyor. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana 71.000'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, 171.000'den fazlası ise yaralandı. Son bir ayda yüzlerce can kaybı yaşanırken, İsrail ordusu "terör altyapısını" hedef aldığını iddia etse de, sivil yerleşim alanları ve kritik altyapı büyük zarar görüyor. İnsani yardımın ulaştırılmasındaki engeller ve devam eden saldırılar, kuşatma altındaki bölgede yaşanan vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Bu birbirinden kopuk gibi görünen krizlerin birbirine bağlanması, küresel barışın ne kadar kırılgan olduğunu ve acil de-eskalasyon ile diplomatik çözümlerin şart olduğunu bir kez daha gösteriyor.

← Back to Headlines