Kıbrıs'ın sıcak topraklarından yükselen bir sevgi ve macera öyküsüyle karşınızdayız. Oli adında, ne olduğu tam bilinmeyen (ancak şüphesiz ki sevimli mi sevimli) bir Kıbrıslı köpek, hayatın ona sunduğu zorlukları ardında bırakarak adeta bir dünya turuna çıktı. Sevgi dolu sahipleri Edward Stanley Cary ve Martina ile birlikte tam 24 ülkeyi gören Oli, pek çok insanın hayalini kurduğu bir yaşamı sürmeye devam ediyor.
Oli'nin hikayesi, göz kamaştıran kumsallarda değil, bir hayvan barınağının sessiz duvarları arasında başladı. Hayatına birkaç kez yuva denemesiyle başlayan Oli, ne yazık ki geri döndürülmüş. Dökülen tüyleri ve alerji endişeleri gibi sebeplerle yuvasız kalan dostumuzun kaderi, dünya çapında etkisini gösteren Covid-19 pandemisiyle birlikte değişti. Kıbrıs'ta büyümüş İrlandalı Edward ve Çek partneri Martina, karantina günlerinde Oli'yi geçici olarak sahiplenmeye karar verdiler.
Bu geçici misafirlik, kısa sürede derin bir bağa dönüştü. Edward'ın anlattığına göre, "O bize geldiği ilk gün doğrudan yatak odamıza fırladı, yatağa atlayıp 'Merhaba çocuklar, sizi seviyorum' dedi." Bu ani ve içten bağ, Edward ve Martina'yı derinden etkiledi. Kıbrıs'taki Limassol evleri ile Çek Cumhuriyeti arasındaki yaşamlarını sürdüren çift, Oli'nin sevecen tavırlarına hayran kaldılar. Önceki olumsuz deneyimlerine rağmen, Edward ve Martina Oli'nin gerçek değerini gördüler ve karantinanın hafiflemesiyle onu kalıcı olarak sahiplendiler. Toy Poodle, Nordic Spitz ve Braque Français Pyrénées melezi olan Oli'nin bu eşsiz karışımı, onun sakin ve uyumlu yapısını şekillendirmiş, çiftin seyahat dolu yaşamına kolayca adapte olmasını sağlamış.
Artık Oli'nin pasaportunda, birçok gezginin rüyasında görebileceği kadar çok damga var. Bu uluslararası geziler, çiftin yaşamının ayrılmaz bir parçası. Çiftin iki ülke arasındaki ikametgahı, sık seyahat etmelerini gerektiriyor ve Oli, bu seyahatlerde sessiz bir yol arkadaşı olarak, farklı kültürleri, manzaraları ve iklimleri deneyimliyor. Oli'nin bu olağanüstü yolculuğu, sahiplenilen hayvanların potansiyeli hakkında güçlü bir mesaj veriyor. Geçmişteki zorluklarla tanımlanmak yerine, sevgi ve istikrarla bu hayvanlar filizlenip gelişebiliyor. Oli'nin hikayesi, barınak hayvanlarına yönelik önyargıları yıkarken, doğru adanmışlıkla en zorlu geçmişe sahip olanların bile olağanüstü deneyimlerle dolu, sarsılmaz bir sevgiyle dolu hayatlar yaşayabileceğini gösteriyor. Onun kapsamlı seyahatleri, sevgi dolu bir yuvanın nihai varış noktası olduğunu ve Oli için bu varış noktasının artık tüm dünyanın kendisi olduğunu dokunaklı bir şekilde hatırlatıyor.