Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Saturday, January 10, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

ABD’nin Maduro Operasyonu: Venezuela’da Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

Gecenin karanlığında gerçekleştirilen sürpriz bir askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in ABD tarafından gözaltına alınması, Güney Amerika'da dengeleri altüst etti. ABD Başkanı Donald Trump, Mar-a-Lago tatil köyünden yaptığı basın açıklamasında, ülkenin "narco-state" (uyuşturucu devleti) konumuna geldiği ve seçimlerin manipüle edildiği iddialarını gerekçe göstererek, Venezuela'da geçici bir yönetim üstleneceklerini duyurdu. 1989 Panama işgalini aratmayan bu cüretkar hamle, küresel siyasette derin izler bırakacak gibi görünüyor.

ABD güçlerinin hava saldırılarıyla desteklenen operasyonun, aylardır nerede olduğu merak konusu olan Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlandığı bildirildi. Başkan Trump, bu operasyonu "Amerikan gücünün ve yetkinliğinin muhteşem, etkili ve güçlü bir gösterisi" olarak nitelendirdi. Müdahalenin temel gerekçesi olarak Maduro hükümetinin demokratik süreçleri zedelediği, son olarak da 2024 seçimlerini manipüle ettiği öne sürüldü. Ancak Maduro, bu iddiaları reddederek, Washington'ın asıl amacının Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini ele geçirmek olduğunu savunuyor.

Bu müdahale, Çin için de büyük bir darbe olarak yorumlanıyor. Zira Çin, 2020'den bu yana hayati bir enerji kaynağı olarak gördüğü Venezuela ham petrolüne yoğun bir şekilde bağımlı hale gelmişti. ABD, aynı zamanda Venezuela'ya yönelik petrol ambargosunu sıkılaştırırken, petrol tankerlerini de takibe aldığı ve yaptırımlardan kaçış yollarını kapatmaya çalıştığı belirtiliyor. Bu koordineli çaba, Çin'in enerji güvenliğini sarsmayı, rafineri maliyetlerini artırmayı ve uluslararası yaptırımlar altındaki ticari ağlarını istikrarsızlaştırmayı hedefliyor. Amerikan Petrol Enstitüsü'nün açıklanacak stok raporu ve Merkez Bankası'nın faiz kararları, bu artan jeopolitik gerilim merceğinden değerlendiriliyor.

Operasyonun hemen ardından Venezuela belirsizliğe sürüklendi. Maduro ve eşinin gözaltına alınmasıyla, Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in durumu ve nerede olduğu belirsizliğini koruyor, bu da potansiyel bir güç boşluğu yaratıyor. Avrupa Birliği, Maduro'nun meşruiyetini sorgulayan ve barışçıl bir geçiş çağrısı yapan tutumunu sürdürürken, durumu yakından takip ediyor. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, AB vatandaşlarının güvenliğine öncelik verdiklerini vurguladı. Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos ise tansiyonun düşürülmesi ve uluslararası hukuka uyulması çağrısında bulundu.

Küresel enerji piyasaları da şimdiden bu gelişmelerin etkisini hissetmeye başladı. Batı Teksas (WTI) ham petrol vadeli işlemleri, arz endişelerinin artmasıyla Pazartesi günü 57.65 dolar civarında dalgalı bir seyir izledi. ABD yönetiminin Venezuela petrol ticaretine yönelik sert tutumu, bu kritik emtianın taşınması için önemli bir risk primi getirdi ve Çinli rafinerileri daha pahalı veya siyasi olarak riskli alternatifler aramaya zorladı. Venezuela'dan tedarik edilen ham petrol karışımlarındaki öngörülebilirlik kaybının, küresel rafineri operasyonları ve enerji maliyetleri üzerinde zincirleme bir etki yaratması bekleniyor. Bu müdahalenin uzun vadeli sonuçları, ABD dış politikası için Venezuela'da uzun sürecek bir bataklık potansiyeli de dahil olmak üzere, henüz tam olarak kavranabilmiş değil.

← Back to Headlines