**LEFKOŞA** – Kıbrıs'ta kültürel mirasın korunması adına atılan adımlar, iki toplumun iş birliğinin ne denli güçlü bir köprü kurabileceğini gözler önüne seriyor. 2008 yılından bu yana faaliyet gösteren ve 2010'dan beri 45 milyon Avro'yu aşan bir bütçeyle desteklenen iki toplumlu teknik komite, adanın dört bir yanındaki 180'den fazla tarihi öneme sahip alanı titizlikle ele alarak gelecek nesillere aktarmak için hummalı bir çalışma yürütüyor. Restorasyon, acil müdahale, konservasyon ve araştırma projelerini kapsayan bu kapsamlı çalışmalar, adanın çok katmanlı geçmişine duyulan derin bağlılığın somut bir göstergesi.
Bu projeler, uzlaşmayı teşvik etme gayesiyle bilinçli bir şekilde yürütülüyor. Komite, Türk ve Rum toplumlarının yanı sıra diğer topluluklara ait tarihi mirası da adil bir şekilde ele alıyor. Bu dengeci yaklaşım, devam eden ve planlanan projelerde net bir şekilde görülüyor. Örneğin, Limasol bölgesinde Koilani ve Ayios Thomas köylerindeki camilerin konservasyon çalışmalarına 2026 yılına kadar başlanması hedefleniyor. Eş zamanlı olarak, Baf ve Larnaka bölgelerine stratejik olarak beşer adet düşecek şekilde on ek caminin restorasyonu için ihaleler hazırlanıyor.
Dini yapıların korunmasının ötesinde, komitenin faaliyet alanı geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Girne'ye bağlı Sychari ve Vouno köyleri arasındaki Panayia Apsinthonissa manastırında ve Rizokarpaso yakınlarındaki Apostolos Andreas manastırında çalışmalar devam ediyor. Yıl sonuna kadar Girne bölgesindeki beş dini yapının restorasyonuna başlanması da öncelikli gündemler arasında.
Bu çabalar, sadece dini yapıların duvarlarıyla sınırlı kalmıyor. Gazimağusa'nın Limnia köyündeki tarihi bir taş evin canlandırılması, Gazimağusa'nın Venedik surlarının ayrılmaz bir parçası olan Diamante burcunun güçlendirilmesi ve Lefke'deki tarihi su kemerlerinin restore edilmesi gibi planlar da mevcut. Komitenin Türk tarafı eş başkanı Ali Tuncay'ın da vurguladığı gibi, bu bütüncül strateji, miras yönetimine dair kapsamlı bir vizyonu yansıtıyor. Tuncay, "Komitenin kurulduğu günden bu yana büyük mesafeler kat ettik. Bugüne kadar farklı aşamalarda yürütülen çalışmalar kapsamında 180'den fazla kültürel miras alanında restorasyon, acil müdahale, konservasyon veya araştırma çalışması tamamlandı" diyerek elde edilen ilerlemeyi özetledi.
Bu devasa operasyonların finansal omurgasını ise Avrupa Birliği oluşturuyor. 2010'dan bu yana sağlanan 35 milyon Avro'luk desteğin yanı sıra, Vakıflar İdaresi (Evkaf), Rum Ortodoks Kilisesi ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da katkıda bulunarak geniş bir destek koalisyonu oluşturuyor. Bu iş birliğine dayalı fonlama modeli, komitenin çalışma prensibini yansıtıyor. Tuncay, "İki taraf arasında bir denge gözetiyoruz. Kıbrıs'ın her iki yakasındaki dini ibadet yerleri, hamamlar, çeşmeler, su değirmenleri, kale duvarları, arkeolojik alanlar ve mezarlıklar bir bütün olarak ve aynı çerçevede değerlendiriliyor" şeklinde konuştu.
Komitenin uzun soluklu çabalarının etkisi, sadece fiziksel restorasyonun ötesine geçiyor. Adanın farklı kültürel miraslarını bölünmez bir bütün olarak ele almak, proje aracılığıyla iki toplum arasında güven ve karşılıklı anlayışın inşası için güçlü bir katalizör görevi görüyor. Antik su kemerlerinden kutsal mekanlara kadar paylaşılan tarihi varlıkların titizlikle korunması, ortak bir geçmişi tanıma ve kutlama yolunda somut bir zemin sunarak daha bütünleşik bir gelecek için tohumlar ekiyor.