Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 2, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Çin'de Doğurganlık Politikasında Şaşırtıcı Vergi Düzenlemesi: Aile Kurmak Pahalılaşırken Doğum Kontrol Vergisi

**Pekin, Çin** - Çin hükümeti, ülkenin giderek azalan doğum oranını canlandırmak amacıyla attığı adımla dünya gündemine oturdu. Yapılan köklü vergi düzenlemelerinin en dikkat çekici olanı ise prezervatif ve diğer doğum kontrol yöntemlerine getirilen %13'lük satış vergisi oldu. Bu adım, çocuk bakımı ve evlilikle ilgili hizmetlere getirilen muafiyetlerle birlikte, son üç yıldır nüfusu azalan bir ülkenin giderek acilleşen demografik kriziyle mücadele stratejisinin bir parçası olarak sunuluyor. Ancak bu düzenleme, genç ailelerin üzerindeki ağır ekonomik baskıyı göz ardı ettiği gerekçesiyle halk arasında hem şaşkınlık hem de alay konusu oldu.

Yılın başından itibaren yürürlüğe giren vergi sistemi revizyonu, prezervatif ve doğum kontrol hapları gibi ürünlere önemli bir vergi yükü getirdi. Bu durum, çocuk bakım hizmetleri, evlilik ve yaşlı bakımı gibi alanlardaki katma değer vergisi (KDV) muafiyetleriyle keskin bir tezat oluşturuyor. Aile kurmayı daha cazip hale getirmeyi amaçlayan bu mali ikilem, halk tarafından oldukça şüpheyle karşılandı. Analistler, bu önlemin doğumu teşvik etme niyetini taşısada, ortalama bir vatandaşın çocuk sahibi olma kararını ne ölçüde etkileyeceğinin, özellikle çocuk yetiştirmenin artan maliyetleri göz önüne alındığında, tartışmaya açık olduğunu belirtiyor.

Çin'in karşı karşıya olduğu demografik çıkmaz ise giderek derinleşiyor. Geçen yıl doğum sayısı 9.54 milyona düşerek, on yıl öncesine göre yarı yarıya azaldı. Bu sert düşüş, yaşlanan nüfus ve uzun süredir devam eden emlak kriziyle daha da ağırlaşan yavaş bir ekonomiyle birleşince, Pekin'in uzun vadeli ekonomik ve sosyal istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Hükümet yıllardır bu eğilimi tersine çevirmeye çalışıyor, bir zamanlar sıkı bir şekilde uygulanan doğum kısıtlamalarını aşamalı olarak gevşetiyor. Ebeveyn izninin uzatılması ve doğrudan nakit teşvikleri gibi önlemler devreye sokuldu, ancak ekonomik güvenlik endişeleri ve çocuk yetiştirmenin muazzam finansal yükü, hala caydırıcı unsurlar olmaya devam ediyor.

Doğum kontrol ürünlerine getirilen vergi, internette hararetli bir tartışmaya yol açtı. Sosyal medya platformları, halkın görüşlerinin yoğuştuğu bir alan haline geldi. Pek çok kullanıcı şaşkınlığını dile getirirken, "Şimdi ömür boyu yetecek kadar prezervatif alacağım," gibi yorumlar, politikayı yüzeysel bir çözüm olarak görenlerin ruh halini özetliyordu. Bir başka kullanıcı ise, "İnsanlar bir prezervatifin fiyatı ile bir çocuğu büyütmenin maliyeti arasındaki farkı anlayabilir," diyerek, her ikisi için de gereken finansal taahhüdün muazzam boyutlardaki farklılığına dikkat çekti. Bu duygu, devam eden demografik mücadelenin kritik bir yönünü vurguluyor: çocukların eğitimi, sağlık hizmetleri ve barınma gibi alanlardaki orantısız maliyetler, potansiyel ebeveynlerin karar verme süreçlerinde aile planlaması yöntemlerinin fiyatından çok daha büyük bir yer tutuyor.

Dahası, uygun fiyatlı doğum kontrol yöntemlerine erişimin kısıtlanması durumunda, istenmeyen gebeliklerde artış ve HIV bulaşma oranlarında yükselme gibi olası istenmeyen sonuçlara dair endişeler dile getiriliyor. Bu tür bir politikanın gerçekten de daha büyük aileleri teşvik etmedeki etkinliği, özellikle genç Çinli bireylerin ve çiftlerin tercihlerini şekillendirmeye devam eden derin toplumsal değişimler ve ekonomik belirsizlikler göz önüne alındığında sorgulanabilir. Ekonomik uygulanabilirlik, toplumsal beklentiler ve kişisel hedefler arasındaki karmaşık etkileşim, Pekin'in demografik bulmacasının yalnızca mali düzenlemelerden daha incelikli ve kapsamlı çözümler gerektireceğini gösteriyor. Önümüzdeki aylar, bu cesur ve bazılarına göre umutsuz önlemlerin Çin'in demografik gidişatı üzerindeki gerçek etkisini muhtemelen ortaya koyacaktır.

← Back to Headlines