Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 2, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Yemen'de Suudi-BAE Gerilimi: Bölgesel İstikrarın Çatlakları Derinleşiyor

Yıllardır bölgesel istikrarın temel taşlarından biri olarak görülen Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ittifak, Yemen'deki uzun soluklu çatışma nedeniyle belirgin çatlaklar vermeye başladı. Son haftalarda tansiyon gözle görülür şekilde yükselirken, Riyad Abu Dabi'yi doğrudan Suudi ulusal güvenliğini tehlikeye atan eylemlerde bulunmakla suçluyor. Bu durum, Yemen'in gelecekteki yönetişiminin iki Körfez gücü arasında hararetli bir tartışma konusu haline geldiğinin açık bir göstergesi.

Artan anlaşmazlığın özü, Yemen'in siyasi geleceğine dair farklı vizyonlarda, özellikle de Güney Geçiş Konseyi'nin (STC) emellerinde yatıyor gibi görünüyor. BAE, tarihsel olarak bağımsız bir Güney Yemen'in yeniden kurulmasını savunan ayrılıkçı bir hareket olan STC'ye önemli destek verdi. Bu destek, Suudi Arabistan tarafından kendi güvenlik çıkarlarına doğrudan bir meydan okuma olarak yorumlandı. BAE'nin Yemen'deki varlığı, 2015'te Husilere karşı başlayan Suudi liderliğindeki müdahaleyle başlamış olsa da, Abu Dabi'nin stratejik öneme sahip Afrika Boynuzu ve güney Yemen'de kendi uzun vadeli ticari ve jeopolitik hedeflerini takip etmesiyle stratejik bir sapmaya uğramış görünüyor.

Durum, Suudi güçlerinin Yemen'in Mukalla limanındaki araçlara hava saldırısı düzenlediği iddialarıyla kritik bir dönüm noktasına ulaştı. Riyad, bu araçların STC'ye yönelik olduğunu ve bir BAE limanından geldiğini belirterek, olayı BAE'nin inatçılığının doğrudan bir sonucu olarak çerçeveledi. Bu askeri eylemi, Suudi Arabistan'ın BAE'den güney Yemen'deki belirli bölgelerden çekilmesini talep eden bir ültimatom izledi. Buna karşılık BAE, Suudi taleplerinin ciddiyetini ve ittifakın kırılganlığını vurgulayan bir hamleyle bazı bölgelerden çekilmeye başladı.

Husilere karşı koalisyon içindeki bu iç çekişme, zaten harap olmuş Yemen halkı için derin endişe verici bir tablo sunuyor. BAE'nin desteğiyle STC'nin tek taraflı olarak bağımsız bir güney devleti ilan etme potansiyeli, güney Yemen'i yeniden iç çatışmalara sürükleyerek zaten parçalanmış bir ulusu daha da bölebilir. Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümeti olan Başkanlık Liderlik Konseyi (PLC), 2019'dan bu yana STC temsilcilerini de içeren bir yapıya sahip olsa da, şimdi bu artan devletler arası rekabetin ortasında kalmış durumda.

Yemen sınırlarının ötesinde, Suudi-BAE sürtüşmesinin diğer istikrarsız bölgelere yayılabilecek potansiyeli bulunuyor. Analistler, anlaşmazlığın Sudan ve Afrika Boynuzu gibi hem Suudi Arabistan'ın hem de BAE'nin nüfuz mücadelesi verdiği yerlerdeki devam eden çatışmalara ve jeopolitik yarışmalara sıçrayabileceği uyarısında bulunuyor. Bir zamanlar Husi isyanına karşı birleşik bir cephe olan durum, hayati önem taşıyan deniz yollarının kontrolü ve kârlı ticari fırsatlara erişimi kapsayan daha geniş bölgesel rekabetin bir sahnesine dönüşüyor. Krallığın resmi açıklaması konumunu net bir şekilde ortaya koydu: "Krallık, ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin kırmızı çizgi olduğunu ve krallığın böyle bir tehditle yüzleşmek ve etkisiz hale getirmek için gerekli tüm adımları atmaktan çekinmeyeceğini vurguluyor." Bu kararlı duruş, Riyad'ın zaten hassas olan Yemen manzarasını daha da istikrarsızlaştırma ve kritik bir bölgesel ortaklığı zorlama pahasına bile olsa çıkarlarını koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığını gösteriyor.

← Back to Headlines