Kıbrıs, ciddi bir altyapı açığıyla boğuşuyor. Bir dizi önemli kamu yatırımı projesi, uzayan gecikmeler ve kabarık maliyetlerle gündemden düşmüyor. Özellikle yol ağı sektöründeki bu durum, bürokratik engellerin ve müteahhitlerle yaşanan çekişmeli anlaşmazlıkların yaygın bir örüntüsünü gözler önüne seriyor. Bu da, devletin proje yönetimi etkinliği ve nihayetinde vergi mükelleflerinin sırtına binen finansal yük hakkında ciddi endişelere yol açıyor.
Bu zorlukların başında, adanın batı kesimindeki ulaşım ağını modernize etmesi hedeflenen hayati Paphos–Polis Chrysochous yolu projesi geliyor. Bu kritik bağlantının gerekliliği 1990'lardan beri biliniyor olmasına rağmen, hayata geçirilmesi defalarca sekteye uğradı. Projenin en güncel hali, özellikle 15.5 kilometrelik Agia Marinouda–Stroumpi bölümü, bu sistemik sorunların çarpıcı bir sembolü haline geldi. Yunan inşaat firması INTRAKAT'a (AKTOR'un bir iştiraki) başlangıçta KDV hariç 72.979 milyon avroya ihale edilen proje, 26 Kasım 2024'te tamamlanacaktı. Ancak, belirlenen son tarihte işin sadece %21.1'i tamamlanabilmişti.
Bu endişe verici ilerleme eksikliği, Kamu İhale Dairesi'nin, sürekli gecikmeler nedeniyle 11 Kasım 2024'te INTRAKAT'ın sözleşmesini feshetmesiyle doruğa ulaştı. AKTOR'un İhale İnceleme Otoritesi'ne sunduğu ve nihayetinde dairenin kararını bozmayı başaramayan temyiz başvurusu, projenin takvimini daha da karmaşık hale getirerek operasyonları yakın zamana kadar dondurdu. Sözleşme feshi ve ardından gelen yeniden ihale süreci, yeni bir maliyet tahmininin yaklaşık 92 milyon avroya yükselmesiyle finansal yükü artırdığı gibi, Agia Marinouda–Stroumpi bölümünün tamamlanma süresini de üç yıla uzattı. Bu, çeşitli kamu projelerinde sıkça rastlanan bir durum olan orijinal bütçeden önemli bir artışı temsil ediyor.
Paphos–Polis Chrysochous yolu münferit bir olay değil. Vasiliko'daki doğal gaz terminali de hedeflerine ulaşmakta zorlanan öne çıkan bir başka proje olarak ulusal kalkınma girişimlerini etkileyen daha geniş bir hastalığı vurguluyor. Bu tekrarlayan sorunlar, labirent gibi bürokratik prosedürler, devlet ve inşaat şirketleri arasındaki uzun süren hukuki mücadeleler ve artan malzeme maliyetleri gibi bir dizi faktöre bağlanıyor. Uzmanlar, temel sorunun kamu projelerinin ihale ve yürütülmesini yöneten yasal ve kurumsal çerçevelerdeki sistemik eksikliklerden kaynaklanabileceğini öne sürüyor.
Bu gecikmelerin ve maliyet artışlarının sonuçları geniş kapsamlı. Kamu maliyesi üzerindeki acil finansal baskının ötesinde, gerekli altyapının uzun süreli yokluğu somut sosyal ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Paphos–Polis Chrysochous yolu, mevcut harap haliyle, günlük işe gidenler ve işletmeler için hem güvenliği hem de verimliliği etkileyerek insani bir bedel ödetmeye devam ediyor. Ülkenin altyapı teslim yetenekleri için kritik bir test yılı olarak belirlenen 2026 yaklaşırken, bu temel projelerle yaşanan devam eden mücadeleler, hükümetin kalkınma gündemini karşılama ve vatandaşlarına karşı taahhütlerini yerine getirme kapasitesi üzerinde uzun bir gölge düşürüyor. Tedarik süreçlerinde ve proje denetiminde reform yapma acil ihtiyacı giderek daha belirgin hale geliyor.