**Lefkoşa, Kıbrıs** – 2026'nın ilk günleri itibarıyla, Kıbrıs Cumhuriyeti, Avrupa Birliği Konseyi'nin dönem başkanlığını ikinci kez devralmaya hazırlanıyor. Bu kritik görev süresi boyunca Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ve yönetimi, altı aylık bir maratonla bloğun yasama gündemine yön verecek. 2012'deki ilk döneminin ardından bu kez, özellikle giderek daha fazla önem kazanan savunma ve güvenlik alanlarında Kıbrıs, AB'nin kalbindeki yerini alacak.
Kıbrıs'ın başkanlığı, Polonya ve Danimarka ile birlikte bir "Üçlü" çerçevesinde ilerleyecek. Bu iş birliği modeli, AB'nin politika yönünde süreklilik ve tutarlılık sağlamayı amaçlıyor. Kıbrıs, bu dönemde bakanlar kurulu toplantılarına başkanlık edecek, karmaşık savunma dosyalarını ele alacak ve yaklaşık 260 resmi toplantıya ev sahipliği yapacak. Bu buluşmalar arasında üst düzey etkinlikler ve gayriresmi bakanlar konseyleri de yer alacak. Ada ülkesinin temel öncelikleri ise "güvenlik, savunma hazırlığı ve seferberlik yoluyla özerklik" ile "rekabet gücüyle özerklik" ve "kimseyi geride bırakmayan, değer temelli özerk bir birlik" şiarı etrafında şekilleniyor.
Kıbrıs'ın başkanlık dönemi, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının tetiklediği artan jeopolitik gerilimlerin ortasında ayrı bir önem taşıyor. Bu durum, savunma iş birliğini AB'nin stratejik önceliklerinin başında konumlandırdı. Güvenliğe yönelik bu yoğunlaşmanın, mevcut ikili sorunları da mercek altına alması bekleniyor; bu sorunlar, iş birliği içindeki savunma girişimlerini potansiyel olarak etkileyebilir.
Kıbrıs'ın başkanlığının önündeki en büyük zorluklardan biri, Kıbrıs ve Türkiye arasındaki uzun süredir devam eden anlaşmazlık. Şu anda Kıbrıs ve Yunanistan, Türkiye'nin Avrupa Savunma Ajansı'na katılımına ve SAFE savunma tedarik programındaki yer almasına itiraz ediyor. Bu itirazların temelinde, adanın kuzeyindeki Türkiye askeri varlığı yatıyor. AB, savunma yeteneklerini güçlendirmeye ve üye devletler ile ortaklar arasında daha fazla birlikte çalışabilirlik sağlamaya çalışırken, bu karmaşık konu sürtüşmelere yol açabilir.
Cumhurbaşkanı Hristodulidis, başkanlığa dair vizyonunu net bir şekilde ortaya koyarak, "Yarın itibarıyla ve altı ay boyunca vatanımız Avrupa Birliği Konseyi başkanlığını üstleniyor. Bu şüphesiz bir gurur anı, ulusal bir görev, başarıyla yanıt vereceğimizden emin olduğum devasa bir sorumluluk," dedi. Ayrıca, "Avrupa yapısına yeni bir ivme kazandırmak ve ortak yolculuğumuzun bir sonraki adımına önemli ölçüde katkıda bulunmak" gibi bir hedefini de dile getirdi.
Toplantıları yönetme ve Konsey'i diğer AB kurumlarıyla temsil etme günlük sorumluluklarının ötesinde, Kıbrıs başkanlığından Türkiye ile daha iyi ilişkiler kurma yollarını araştırmayı hedefliyor. Önerilen stratejilerden biri, Türkiye'nin NATO'nun Barış İçin Ortaklık girişimiyle olan etkileşimini savunmak ve bunu nihai NATO üyeliğinin bir ön koşulu olarak görmektir. Bu yakınlaşma, Kıbrıs'ın AB-Türkiye iş birliğine yönelik itirazlarının kademeli olarak hafifletilmesiyle ilişkilendirilebilir ve ulusal çıkarlar ile daha geniş Avrupa stratejik hedefleri arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini ima ediyor.
Kıbrıs başkanlığının başarısı şüphesiz organizasyonel becerisine ve karmaşık siyasi manzarada yol alma kabiliyetine bağlı olacaktır. Hükümet, güçlü ekonomik büyüme, tam istihdam, düşük enflasyon ve azalmış kamu borcu gibi olumlu iç koşullara atıfta bulunarak güvenini dile getirdi. Ayrıca, vergilendirme, eğitim, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi alanlardaki önemli iç reformlar, ülkenin bu önemli Avrupa rolünü üstlenme kapasitesini güçlendirdiği vurgulanıyor. Önümüzdeki aylar, Kıbrıs'ın jeopolitik konumunun getirdiği karmaşıklıkları ele alırken AB'nin gündemini ne kadar etkili bir şekilde yönlendirebileceğini gösterecektir.