**2025 Sonu –** Yıl sonuna yaklaşırken, Rusya-Ukrayna savaşında kalıcı bir çözüm umutları, aşılmaz gibi görünen anlaşmazlıklar nedeniyle giderek daha fazla gölgeleniyor. Özellikle toprak kontrolü ve Avrupa'nın en büyük nükleer santralinin güvenliği, barışın önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. 2025 boyunca, başta ABD yönetiminin yoğun çabalarıyla artan diplomatik girişimlere rağmen, kilit noktalarındaki tıkanıklıklar barış görüşmelerini raydan çıkarma tehlikesi taşıyor.
Çıkmazın merkezinde, tarafların temelden farklılaşan toprak talepleri yatıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Donbas sanayi bölgesinin tamamı üzerinde sınırsız Rus egemenliği talep ediyor. Bu talep, stratejik öneme sahip Slovyansk ve Kramatorsk gibi şehirleri de kapsıyor. Rus generallerinden gelen hızlı toprak kazanımı değerlendirmelerinin, Kremlin'in müzakere pozisyonunu şekillendirdiği konuşuluyor. Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanı Volodımır Zelenskıy ise, Rusya'nın karşılıklı olarak geri çekilmesi şartıyla, Ukrayna güçlerince kontrol edilecek askerden arındırılmış veya serbest ekonomik bölge önerisiyle masaya oturuyor. Bu çerçevede, mevcut cephe hatlarının gerilimi azaltmak ve bir tampon bölge oluşturmak amacıyla uluslararası güçlerce denetlenmesi öngörülüyor.
Bu uzun soluklu çatışmanın insani bedeli her geçen gün artıyor. Son kayıp istatistikleri, Rusya'nın zayiatının ürkütücü boyutlara ulaştığını gösteriyor. 2022'deki tam ölçekli işgalden bu yana teyit edilen Rus ölü sayısı 160.000'i aşarken, toplam kayıpların 243.000 ila 352.000 arasında olabileceği tahmin ediliyor. ABD Başkanı Donald Trump ile Putin arasındaki doğrudan görüşmelerin yapıldığı Şubat 2025'te ve ardından Alaska'daki bir sonraki zirve sırasında Ağustos'ta Rus asker ölümlerinde görülen artışlar, üst düzey diplomatik temaslar ile artan askeri kayıplar arasında bir bağlantı olduğuna işaret ediyor. ABD-Rusya zirvesinin ertelenmesi ve ABD aracılığıyla sunulan barış teklifinin ardından, Ekim ve Kasım 2025'te günlük bildirilen ölümlerde dramatik bir sıçrama yaşanarak 2024 ortalamasının iki katına yaklaştı.
Zaten karmaşık olan müzakerelere derin bir endişe katmanı ekleyen bir diğer unsur ise, Rus işgali altındaki Zaporijya Nükleer Enerji Santrali'nin durumu. Avrupa'nın en büyüğü olan santral, askeri operasyonların çevresindeki doğasında barındırdığı riskler nedeniyle sürekli bir endişe kaynağı. Zelenskıy, yasal yükümlülükleri ve işgal altındaki topraklarda yaşayan yüz binlerce Ukraynalı vatandaşı gerekçe göstererek, kontrolü devretmelerinin imkansız olduğunu belirtmişti. Putin ise "Kiev'deki yetkililer bu işi barışçıl yollarla çözmek istemiyorsa, önümüzdeki tüm sorunları askeri yollarla çözeceğiz" diyerek durumu daha da geriyor.
Zelenskıy'in 6 Ocak'ta Fransa'da Avrupalı liderlerle bir araya gelmeye hazırlanırken, uluslararası toplum nefesini tutmuş bekliyor. Toprak iddialarının karmaşık ağı, nükleer bir felaket tehdidi ve ağır insani kayıplar, önümüzdeki büyük zorlukları gözler önüne seriyor. Sürdürülebilir bir barışa giden yol, Trump'ın da ifade ettiği gibi "bir veya iki çok dikenli, çok zorlu sorunla" dolu. Mevcut gidişat, bir atılımın tüm taraflardan önemli tavizler ve kökleşmiş pozisyonlarda temel bir yeniden kalibrasyon gerektireceğini gösteriyor. Bu kritik engeller aşılamazsa, hızlı bir çözüm yerine uzun sürecek yıpratıcı bir çatışma riski giderek büyüyor.