**Brüksel, Belçika** – Ticari cephedeki gerilim giderek tırmanıyor. Çin'in Avrupa Birliği'nden (AB) ithal edilen bir dizi süt ürününe geçici gümrük vergisi getirmesi, Brüksel'den sert tepkiyle karşılandı. AB, bu adımın "gerekçesiz ve haklı bulunmayan" bir hamle olduğunu belirterek, Pekin'in bu kararının, AB'nin Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik başlattığı sübvansiyon soruşturmasına bir misilleme olarak görüldüğünü ifade etti.
Avrupa Komisyonu, Çin'in bu son kararını titizlikle incelediğini ve bulgularını Çinli yetkililere sunacağını duyurdu. Komisyon sözcüsü Olof Gill, "Komisyonun değerlendirmesine göre, soruşturma şüpheli iddialara ve yetersiz kanıtlara dayanıyor, dolayısıyla alınan tedbirler hem gerekçesiz hem de haklı bulunmayan niteliktedir" diyerek AB'nin duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Bu gelişme, iki küresel gücün ekonomik ilişkilerindeki derinleşen fay hattını gözler önüne seriyor ve süregelen ticaret anlaşmazlıklarına yeni bir boyut katıyor.
Yüzde 21,9 ila yüzde 42,7 gibi kayda değer oranlarda belirlenen geçici gümrük vergilerinin, etkilenen şirketlerin ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu olumsuz etkilemesi bekleniyor. Hedeflenen ürünler arasında süt ve çeşitli peynirler gibi temel gıda maddeleri bulunuyor; bu durum, bilinen Avrupa lezzetlerini de riske atıyor. Kararın şimdilik geçici olması ve nihai kararla revize edilebilme ihtimali bulunsa da, AB'nin önemli süt ürünleri sektörü üzerinde belirsizlik bulutları dolaşmaya başladı bile. Bu durum, 2023'te patlak veren ve Çin'in daha önce AB konyak ve domuz etine uyguladığı vergilerle daha da gerilen ticaret sürtüşmelerinin bir devamı niteliğinde.
Mevcut kriz, AB'nin Çin elektrikli araçlarına yönelik devam eden ve bu ayın önemli gündem maddelerinden biri haline gelen sübvansiyon soruşturmasıyla doğrudan bağlantılı. Avrupa Komisyonu, Çin'in kendi süt ürünleri ithalatına yönelik soruşturmasının dayanaklarının zayıf ve ispatlanmamış iddialara dayandığı yönündeki endişelerini dile getiriyor. Bu durum, Çin'in geçmişte bazı ürünlere uyguladığı vergilerin etkisini önemli ölçüde azalttığı veya yumuşattığı örnekleri akla getiriyor; nitekim geçen hafta domuz etine yönelik nihai kararında geçici vergilerde kayda değer bir indirime gidilmişti.
Bu yeni gümrük vergilerinin etkileri, AB'li süt üreticileri üzerindeki doğrudan finansal yükün ötesine geçiyor. Küresel ticarette, özellikle de Çin ile Batı arasındaki artan korumacılık ve misilleme eğilimini gözler önüne seriyor. Fransız Roquefort'u ve İtalyan Gorgonzola'sı gibi menşe adı korumalı markaların doğrudan etkilenmesi muhtemel olsa da, AB süt ürünleri sektörünün genel ihracat kapasitesi üzerindeki geniş çaplı etki henüz tam olarak değerlendirilebilmiş değil. Bu durum, özellikle diğer yüksek değerli Avrupa ihracat ürünleri söz konusu olduğunda, ticaret ilişkilerinin geleceğine dair soru işaretleri de yaratıyor. Pernod Ricard, LVMH ve Rémy Cointreau gibi daha önce misilleme vergilerinden muaf tutulan ve aranan konyakları üreten önde gelen Fransız lüks tüketim ürünleri gruplarının, ticaret savaşının kapsamı genişlemeye devam ederse daha hassas bir duruma düşebileceği öngörülüyor. AB elektrikli araç vergilerine ilişkin devam eden diyalog, şu anki ilerlemeye rağmen, bu misilleme eylemleri nedeniyle ciddi engellerle karşı karşıya kalmış durumda.