Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Friday, January 16, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Batı Şeria'da Yerleşimler Genişliyor: Barış Umutları Tükeniyor mu?

**Kudüs** – Uluslararası tepkilerin çığ gibi yükseldiği ve iki devletli çözüm umutlarının giderek azaldığı bir dönemde, İsrail güvenlik kabinesi işgal altındaki Batı Şeria'da 19 yeni yerleşim yerinin kurulmasını resmen onayladı. Aşırı sağcı bakanların başını çektiği bu son genişleme hamlesi, Filistin liderliğinin uzun süredir peşinde koştuğu ve uluslararası barış çabalarının temel taşı olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeye açıkça hizmet ediyor. Karar, Gazze'deki çatışmaların tırmandığı, insani krizin her geçen gün derinleştiği ve İsrail'in savunma ihracatının rekor seviyelere ulaştığı bir zeminde alındı.

Uluslararası hukuka göre büyük ölçüde yasa dışı kabul edilen Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinin yayılması, barış müzakerelerinin önündeki kalıcı bir engel olmuştur. Ancak, özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich gibi isimlerin öncülük ettiği mevcut İsrail hükümeti, 2022'den bu yana bu politikayı gözle görülür şekilde hızlandırmış, izinsiz kurulan karakolların onaylanmasının ötesine geçerek bunları mevcut yerleşimlerin "mahalleleri" olarak yeniden markalaştırmıştır. Bu son hamleyle birlikte, bu yönetim tarafından onaylanan yerleşim yeri sayısı endişe verici bir şekilde 69'a ulaşmış durumda. Bu durum, Doğu Kudüs çevresi de dahil olmak üzere, gelecekteki bir Filistin devletinin başkenti olması öngörülen bölgeler üzerinde İsrail kontrolünü pekiştirme yönünde kararlı bir çaba olduğunu gösteriyor.

Bu agresif yerleşim genişlemesi, Ekim 2023'te başlayan ve hala devam eden Gazze'deki yıkıcı savaşla eş zamanlı olarak yaşanıyor. Çatışmalar, işgal altındaki topraklarda şiddeti tırmandırmakla kalmamış, aynı zamanda yerleşimlerin kökleşmesinin egemen bir Filistin devletinin yaşayabilirliğini geri dönülmez şekilde baltalayacağına dair korkuları da artırmıştır. Bu sırada, Gazze Sağlık Bakanlığı, temel tıbbi malzemelerdeki kritik eksiklikler konusunda sert uyarılar yayınladı. Temel ilaç listesindeki 321 kalemin stokta olmadığı, bu durumun %52'lik bir açık anlamına geldiği bildirildi. Tıbbi sarf malzemelerinde ise %71'lik şaşırtıcı bir eksiklik yaşanıyor ve 710 kalem bulunamıyor. Laboratuvar ve kan bankası malzemeleri de %59'luk bir açıkla kritik seviyede tükenmiş durumda. Hayati yardımların girişine getirilen kısıtlamalarla daha da kötüleşen bu eksiklikler, yüz binlerce hastanın gerekli acil bakım, cerrahi hizmetler ve yoğun tedaviye erişimini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Gazze'deki insani durum kötüleşirken, İsrailli savunma şirketleri paradoksal bir şekilde benzeri görülmemiş bir finansal başarı elde etti. 2024 yılında bu şirketler rekor gelir elde etti ve İsrail'in savunma ihracatı %13 artarak yaklaşık 15 milyar dolara ulaştı. Gazze çatışmasının "savaşta denenmiş" ürünleri olarak pazarlanan füzeler, roketler ve hava savunma sistemleri talebinde önemli bir artış görüldü. Bu ihracatın yarısından fazlası Avrupa ordularına yönelirken, Hindistan liderliğindeki Asya Pasifik bölgesi de önemli bir pazar konumunda. Silah ticaretindeki bu patlama, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım iddiaları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden yetkililerine yönelik potansiyel tutuklama emirleri de dahil olmak üzere yoğun uluslararası inceleme altında olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.

Silah ticareti üzerine yazar ve yorumcu Antony Loewenstein, İsrail'in etkili bir şekilde "bu işten sıyrılma fikrini sattığını" öne sürüyor, bu da askeri eylemlerinin minimum uluslararası sonuçları olduğu algısını taşıdığını ima ediyor. İsrailli silah ticareti uzmanı Shir Hever, devam eden çatışmanın İsrail silahları için talebi körükleyen güçlü bir pazarlama aracı olarak nasıl hizmet ettiğini daha da detaylandırıyor. Hızlanan yerleşim genişlemesi, Gazze'deki derinleşen insani felaket ve gelişen savunma sanayisinin bir araya gelmesi, İsrail-Filistin çatışmasındaki mevcut gerçekler hakkında kasvetli bir tablo çizerek, kalıcı ve adil bir çözüme giden potansiyel yolu daha da karmaşık hale getiriyor.

← Back to Headlines