Yapay zekâ (YZ) küresel ölçekte büyük bir dönüşümden geçiyor. Jeopolitik dengelerdeki değişimler ve YZ'nin istihdam ile yatırımlar üzerindeki etkisinin yeniden değerlendirilmesi, bu alandaki gidişatı belirgin biçimde değiştiriyor. ABD hükümetinin, Nvidia'nın en yeni H200 YZ çiplerini Çin'deki belirli müşterilere ihraç etmesine izin veren kararı, dünya genelinde YZ teknolojisinin ilerleme hızını ve kapsamını önemli ölçüde etkileyecek bir gelişme. Bu durum, piyasa algısında da bir kırılmaya yol açarak, spekülatif coşkudan somut kazanç beklentisine doğru bir kaymaya işaret ediyor.
Son iki yıldır YZ'nin potansiyeline yönelik iyimserlik, teknoloji hisselerinde adeta bir rüzgâr estirdi. Ancak bu sınırsız büyüme dönemi, yerini daha gerçekçi bir değerlendirmeye bırakıyor gibi görünüyor. Son kazanç raporları, teknoloji şirketlerinin performansında belirgin farklılıklar olduğunu ortaya koydu. YZ altyapısını kullanarak anında finansal getiri sağlayan şirketler, henüz gerçekleşmemiş YZ destekli atılımlara dayalı değer önerileri olanlardan ayrışıyor. Nigel Green'in de belirttiği gibi, "Bu karar, YZ yeteneklerinin yayılma hızını ve ölçeğini değiştiriyor. Bu durum, sadece çip üreticileri için değil, yatırımcılar için de çok daha geniş anlamlar taşıyor."
Tarihsel olarak, yüksek performanslı YZ donanımına erişimdeki kısıtlamalar, birçok ülkenin YZ hedeflerinin önünde bir engel teşkil ediyordu. Ancak Çinli geliştiriciler, bu sınırlamaların üstesinden gelmekte mahir olduklarını kanıtladılar. Gelişmiş algoritmik optimizasyon ve devasa veri kümelerinin stratejik kullanımıyla, daha az güçlü donanımlarla bile önemli YZ ilerlemeleri kaydettiler. ABD yönetiminin bu son tavizi, sadece bir ticaret anlaşması değil, aynı zamanda YZ yeteneklerinin farklı bölgelerdeki yakınlaşmasını hızlandırabilecek jeopolitik bir kaldıraç niteliği taşıyor. Bu durumun, Nikkei'den ABD endekslerine kadar küresel borsalar üzerindeki etkileri, rekabet alanının genişlemesi ve yoğunlaşmasıyla birlikte önemli olacak. Önümüzdeki haftalar, 2026 için piyasanın YZ odaklı stratejilere ne kadar kucaklayıcı olacağını belirlemede kritik bir rol oynayacak.
Herkesin dilinde olan kitlesel iş kayıpları endişelerine rağmen, son araştırmalar istihdam eğilimlerine daha incelikli bir bakış açısı sunuyor. Vanguard ekonomistlerinin yaptığı kapsamlı bir anket, YZ otomasyonuna karşı yüksek derecede hassas olduğu belirlenen 140 meslek rolünü inceledi. Kâtipler, İK asistanları, hukuk bürosu çalışanları, veri bilimcileri ve daktilograflar gibi tekrarlayan görevleri YZ'nin kolaylıkla yerine getirebileceği bu mesleklerde, mevcut durumda güçlü bir büyüme görülüyor. Pandemi öncesi döneme kıyasla, bu yüksek oranda savunmasız mesleklerde istihdamın yüzde 1,7 arttığı, ortalama reel ücretlerin ise yüzde 3,8'lik bir sıçrama yaptığı gözlemleniyor. Ekonomist Adam Sickling'in de altını çizdiği gibi, "Genel düzeyde, YZ'ye maruz kalan mesleklerin daha düşük istihdam oranları yaşadığına dair herhangi bir kanıt görmüyoruz."
Bu beklenmedik trendin arkasındaki nedenler, YZ teknolojisinin mevcut sınırlamaları. Algoritmik "halüsinasyonlar" ve doğasında var olan güvenilirlik sorunları, birçok rolde insan çalışanların tamamen yerini almasını engelliyor. Dolayısıyla, doğrudan işten çıkarma yerine, YZ bu rolleri artırarak talep ve tazminatı yükseltiyor. Müşteri hizmetleri temsilcileri, hukuk asistanları ve veri bilimcileri gibi meslekler için uzun vadeli riskler devam etse de, otomasyona en açık iş kollarında mevcut gerçeklik büyüme ve artan kazanç potansiyeli yönünde. Piyasanın mevcut yeniden düzenlenmesi, YZ'nin etkisinin çok yönlü olduğunu ve somut kazanç artışına odaklanılması gerektiğini gösteriyor.