Suriye toprakları, hafta sonu boyunca yaşanan çalkantılı gelişmelerle bir kez daha küresel gündemin üst sıralarına yerleşti. Cuma öğleden sonra, Amerikan askerlerinin hayatını kaybettiği ölümcül bir pusuya misilleme olarak ABD ordusu, ülkenin orta kesimlerindeki IŞİD kalelerine yönelik kapsamlı bir operasyon başlattı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) öncülüğündeki koordineli saldırılar, IŞİD altyapısını çökertmeyi ve 13 Aralık'ta iki Amerikan askerini ve sivil bir tercümanı hayattan koparan saldırıdan sorumlu militanları etkisiz hale getirmeyi hedefledi. Bu hamleler, İsrail güçlerinin Suriye'nin Kuneytra bölgesindeki ayrı askeri eylemleriyle birleşince bölgedeki istikrarsızlığı daha da artırdı ve Şam yönetiminden sert tepkilere yol açtı.
Doğu Saati ile 16:00'da başlayan ABD operasyonu, Başkan Donald Trump tarafından "Amerikan kararlılığının güçlü bir gösterisi" olarak nitelendirildi. Savunma Sekreteri Pete Hegseth, "Operasyon, bir savaşın başlangıcı değil; intikam ilanıdır" diyerek askeri angajmanın misilleme niteliğini vurguladı. Centcom Komutanı Amiral Brad Cooper, saldırının avcı uçakları, taarruz helikopterleri ve topçu birlikleri dahil olmak üzere kapsamlı bir hava ve kara unsuru içerdiğini ve 100'den fazla hassas güdümlü mühimmat kullanıldığını doğruladı. Temel amaç, bilinen IŞİD üslerini ve silah depolarını hedef alarak örgütün operasyonel kapasitesini zayıflatmaktı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin (SOHR) raporlarına göre, ABD saldırılarında drone operasyonlarında kilit rol oynayan önemli bir figürün de dahil olduğu en az beş IŞİD mensubu hayatını kaybetti. ABD, terör unsurlarının peşini bırakmayacağı yönündeki taahhüdünü net bir dille ifade etti.
Bu güçlü Amerikan tepkisi, 13 Aralık'ta yaşanan ve örgütün bölgesel yenilgilerine rağmen terör tehdidinin devam ettiğini acı bir şekilde hatırlatan ölümcül IŞİD pususunun ardından geldi. Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin ABD liderliğindeki operasyona katılımı, bölgesel güvenliği aşırılıkçı yayılmaya karşı koruma çabalarında işbirliğini simgeliyor. Bu sırada, Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail güçleri, Kuneytra bölgesinde bir dizi baskın ve askeri kontrol noktası kurma faaliyetlerinde bulundu. Cuma ve Cumartesi günleri gerçekleşen bu operasyonlar, İsrail'in aylardır süregelen ve neredeyse her gün güney Suriye'ye yönelik tekrarlanan ihlallerinin daha geniş bir parçasını oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl boyunca İsrail'in Suriye topraklarında 600'den fazla hava, drone ve topçu bombardımanı gerçekleştirdiği ve Suriye devlet televizyonuna göre sivil kayıplara ve Suriye ordusu tesislerinin yıkımına yol açtığı bildiriliyor.
Suriye devlet medyası, İsrail'in ihlallerini ulusal egemenliğin bariz bir şekilde ihlali olarak şiddetle kınayarak, etkilenen bölgelerde protestolara neden oldu. "Filistinli Suriyeliler" kimliğiyle bir grup, Kuneytra'da düzenlediği gösterilerde devam eden İsrail askeri eylemlerine karşı çıktıklarını dile getirdi. Kuneytra kırsalındaki Ayn Zivan ve el-Acraf köyleri ile el-Aşa, Bir Acem, Bariqa, Umm el-Azam ve Ruveyhina gibi kasabalar ve Kuneytra Valiliği'ndeki el-Selam şehri, İsrail'in gözaltı ve toprak buldozerleme faaliyetlerini de içeren askeri eylemlerin odak noktaları oldu. Hem uluslararası koalisyonların hem de bölgesel güçlerin karıştığı Suriye'deki tırmanan askeri angajmanlar, terörist grupların kalıcı tehdidi ve devam eden bölgesel anlaşmazlıkların kalıcı güvensizlik iklimine katkıda bulunduğu savaşla harap olmuş ulusun karmaşık ve değişken jeopolitik manzarasını gözler önüne seriyor.