Kıbrıs Cumhuriyeti Meclisi, doğal afetlere yönelik artan endişeler ve kurumsal reform ihtiyacı ışığında, ülkenin ana güvenlik ve sivil savunma kurumlarının 2024 bütçelerini oybirliğiyle onayladı. Bu karar, ulusal güvenlik ve operasyonel hazırlığa yönelik stratejik bir önceliğin mali işaret fişeği oldu.
Son dönemde yaşanan yıkıcı sel felaketleri ve 6 Şubat depreminin hafızalardaki taze izleri, afet müdahale altyapısındaki açıkları bir kez daha gözler önüne serdi. Bu bağlam, 1 milyar TL'lik Sivil Savunma Teşkilatı bütçesi tartışmalarına damgasını vurdu. Milletvekilleri, teşkilatın yaklaşık 200 bin vatandaş için barınma kapasitesi bulundurmasına rağmen, kadro sayısının olması gerekenin çok altında kaldığına dikkat çekti. Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars'ın, "Sivil Savunma Teşkilatı'nın sözle değil, sayısal, kadro ve bütçe desteğiyle desteklenmesi gerekiyor" sözleri, meclisteki yaygın kanıyı özetledi. Bu çağrı, sadece nakdi kaynak değil, erken uyarı sistemleri, önleyici altyapı ve iklim kaynaklı tehditlerle başa çıkabilmek için personel sayısının neredeyse iki katına çıkarılması yatırımını da kapsıyor.
8.4 milyar TL'yi aşan polis bütçesi de itirazsız onaylanırken, müzakerelerde sistemsel sorunlar masaya yatırıldı. CTP'li Ürün Solyalı ve Devrim Barçın'ın da aralarında bulunduğu milletvekilleri, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, aşırı iş yükünü hafifletecek ek personel alımı ve kolluk kuvvetinin siyasi etkiden bağımsız operasyonel özerkliğinin güvence altına alınmasının aciliyetine vurgu yaptı. Oybirliği, bu nedenle sadece mali bir onay değil, yaklaşan kurumsal bir modernizasyon için verilmiş bir yetki olarak yorumlandı.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı için ayrılan 9 milyar TL'lik en büyük bütçe ise, kronikleşen bir idari ve hukuki çıkmazın çözüme kavuşturulacağı taahhüdüyle birlikte kabul edildi. 2011 sonrası işe alınan sivil uzman personelin ödenmemiş tazminatları sorunu, defalarca yargı yoluna başvurulmasını gerektirmişti. Maliye Bakanı Özdemir Berova'nın açıkladığı hükümet önerisi, bu alacakların ödenmesi için kaynak ayrılmasını ve böylece bireysel dava süreçlerinin önüne geçilmesini içeriyor. Bakan Berova, kararı "Egemenliğin yılmaz bekçisi olan bu birime her türlü imkanın sağlanmasının bir zorunluluk olduğunu" ifade ederek, milli bir görev çerçevesine oturttu. Bu adım, önemli bir egemenlik kurumundaki uzun süredir devam eden personel mağduriyetlerinin giderilmesi ve moralin yükseltilmesi yönünde hayati bir hareket olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, bu bütçe onayları, doğal ve kurumsal zorluklarla dolu bir dönemde, güvenlik ve dirençlilik konusunda parlamentoda sağlanan mutabakatın net bir göstergesi. Artık sıra, sivil savunma için proaktif afet yönetiminde somut kapasite artışına, polis için personel refahı ve kurumsal bütünlüğü hedefleyen reformların hayata geçirilmesine ve GKK için verilen sözlerin tutulmasına geldi. Meclisin attığı bu mali imza, önümüzdeki yılın yol haritasını çizerken, taahhütlerin eyleme dönüşme sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.