Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Saturday, January 17, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Putin'den Hindistan'a Yakıt İkmali: Batı Yaptırımlarına Meydan Okuma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, derinleşen jeopolitik kırılmaları gözler önüne seren bir hamleyle, Hindistan'a "kesintisiz" bir yakıt tedariki sözü verdi. Bu taahhüt, ABD'nin New Delhi üzerindeki önemli ekonomik baskısına doğrudan bir cevap niteliği taşıyor. Putin, Cumartesi günü Delhi'de Hint Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinde bu güvenceyi sunarken, iki lider Ukrayna'daki savaşın yol açtığı karmaşık sonuçları masaya yatırdı.

Söz konusu diplomasinin arka planında, 1381. gününe giren Ukrayna savaşı yer alıyor. ABD arabuluculuğundaki barış görüşmelerine atıfta bulunan Putin, Donbas bölgesi için sert bir ültimatom verdi: "Ya biz bu toprakları güç kullanarak kurtaracağız, ya da Ukrayna birlikleri bu topraklardan çekilecek." ifadelerini kullandı. Modi ise Hindistan'ın değişmeyen tutumunu yineledi ve ülkesinin "barışın yanında" durduğunu teyit etti.

Ancak asıl gerilim, enerji ekonomisi ve Atlantik ittifakı siyasetinde düğümleniyor. ABD yönetimi ve müttefikleri, Rus petrolünden elde edilen muazzam gelirin Moskova'nın askeri hazinesini doldurduğunu savunuyor. Buna karşılık olarak, Hint mallarının büyük çoğunluğuna ilk etapta %25, ardından ek %25 olmak üzere toplam %50'ye varan cezai gümrük vergileri uyguladı. New Delhi, bu adımı "haksız, dayanaksız ve makul olmayan" bir uygulama olarak şiddetle kınadı. Putin, bu ikiyüzlülük iddiasını vurgulamak istercesine, "ABD kendisi Rus nükleer yakıtı ithal etmeye devam ederken, Hindistan neden yaptırımlarla karşılaşsın?" diye sordu.

Bu çatışma, Hint hükümetini zor bir denge siyasetine mecbur bırakıyor. Muazzam enerji ihtiyacı olan ve hızla büyüyen bir ekonomi olarak Hindistan, Ukrayna işgalinin ardından sunduğu indirimler sayesinde Rus petrolünü adeta gemiyle taşıdı. Bu pragmatik hamle, ülkeye önemli bir mali rahatlama sağladı. Moskova ile ticaret ve bağlantılılık alanlarındaki ilişkileri güçlendirmek, Hindistan'ın açıkça belirlediği stratejik bir öncelik olmayı sürdürüyor. Öte yandan, çok boyutlu ABD ortaklığı da New Delhi için vazgeçilmez önemde; ancak bu ilişki, çözümsüz kalan gümrük vergisi anlaşmazlığı nedeniyle geriliyor.

Putin'in "kesintisiz sevkiyat" garantisinin acil sonucu, Batı'nın finansal sistemlerinden izole edilmiş bir Rusya-Hindistan ekonomik koridorunun daha da pekişmesi olacak. Bu hamle, Hindistan'a dış baskılara göğüs germe güveni aşılamayı hedefliyor. İleriye bakıldığında, bu açmaz, ABD dış politikası için önemli bir sınav teşkil ediyor. Washington'un, Hint-Pasifik'teki büyük bir stratejik ortağına yaptırımlarını etkili bir şekilde dayatma kabiliyeti sorgulanıyor. Diplomatik kanallar açık kalsa da, Hindistan'ın enerji kaynaklarını güvence altına alma egemenlik hakkını, kutuplaşan küresel düzende ustalıkla savunmaya devam etmesi, uzun bir yeniden ayar dönemine işaret ediyor.

← Back to Headlines