Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Saturday, January 17, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Yargıtay Kıskacında: ABD’de ‘Toprakta Doğan Vatandaşlık’ Davası

Washington, D.C. – ABD Yüksek Mahkemesi, ülkenin en köklü anayasal ilkelerinden birini, ‘toprakta doğan vatandaşlık’ (jus soli) prensibini sorgulayan tarihi bir davaya bakmayı kabul etti. Dün açıklanan kararla dokuz yargıç, eski Başkan Donald Trump’ın, yasadışı göçmen ve bazı yabancıların ABD topraklarında doğan çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini engelleyen tartışmalı icra emrine yönelik hukuki itirazı ele alacak. Nihai kararın önümüzdeki haziran ayında açıklanması bekleniyor.

Davada, 1868’de kabul edilen Anayasa’nın 14. Ek Maddesi’ndeki “ABD’de doğan veya vatandaşlığa alınan ve onun yargı yetkisine tabi olan herkes, ABD ve ikamet ettiği eyaletin vatandaşıdır” ifadesinin yorumu mercek altına alınacak. Trump yönetimi, “yargı yetkisine tabi olan” ifadesinin, ülkeye yasadışı yollardan giren veya geçici vizeli ebeveynlerin çocuklarını kapsamadığını iddia ediyor. Savunma, bu geniş yorumun ABD’ye “ciddi zararlar verdiğini” öne sürüyor.

Ancak emir, yürürlüğe girdiği andan itibaren hukuk cephesinden ağır darbeler aldı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin (ACLU) temsil ettiği davacılar, federal mahkemelerde bu hamlenin anayasayı tek taraflı değiştirmeye kalkışmak olduğu argümanını başarıyla işledi. ACLU Ulusal Hukuk Direktörü Cecillia Wang, “150 yılı aşkın süredir, ABD topraklarında doğan herkesin doğuştan vatandaş olduğu, hem yasadır hem de ulusal geleneğimizdir” diyerek tarihi öneme işaret etti.

Yüksek Mahkeme’nin davayı gündemine alması, yürütme erkinin anayasal bir hakkı, kongre onayı veya anayasa değişikliği olmadan yeniden tanımlayıp tanımlayamayacağı sorusuna yanıt arayacak olması bakımından kritik. Uzmanlara göre, mahkemenin icra emrini onaylaması, her yıl yüz binlerce çocuğun statüsünü etkileyecek, demografik yapıyı kökten değiştirecek ve gelecekteki yönetimlere benzer tek taraflı hamlelerin kapısını aralayacak. Emirin iptali ise, 14. Ek Madde’nin geleneksel yorumunu güçlendirerek, göçmenlik politikasında yargı denetimini pekiştirecek.

Şimdi, tüm dünyanın gözü, Amerikan kimliğinin ve hukuk devamlılığının kalbine inecek olan bu tarihi duruşmada. Karar, sadece bir icra emrinin kaderini değil, ‘Amerikan rüyası’nın sınırlarını da yeniden çizecek.

← Back to Headlines