**Brüksel, Belçika** – Avrupa savunma girişimleri açısından dikkat çekici bir gelişmeyle, Avrupa Parlamentosu bünyesindeki kilit bir komite, Türkiye'nin önümüzdeki Horizon Europe programı kapsamında savunma odaklı araştırma ve inovasyon faaliyetlerine katılımını dışlamaya yönelik bir oylama gerçekleştirdi. Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu Üyesi (AP) Costas Mavrides'in başını çektiği bu karar, hassas savunma sektörlerini korumayı ve yalnızca Avrupa Birliği'nin stratejik çıkarlarıyla temel ilkelerine açıkça bağlı ülkelerin katılımını sağlamayı amaçlıyor.
Salı günü Avrupa Parlamentosu'nun savunma ve güvenlik komitesinde kabul edilen bu değişiklik, özellikle Horizon Europe programının 2028-2034 dönemini hedef alıyor. Bu tarihi karar, savunmanın AB'nin amiral gemisi araştırma ve inovasyon çerçevesinde uygun bir öncelik olarak tanındığı ilk örnek olma özelliği taşıyor. Oylamada 29 üyenin olumlu, beşi olumsuz oy kullanması ve bir kişinin çekimser kalması, savunma ile ilgili fonlara erişimin sınırlandırılması gerektiği konusunda geniş bir fikir birliğinin olduğunu gösteriyor.
AP Üyesi Mavrides, teklifin gerekçesini açıklarken, "Önceliğim, AB ve üye devletlerin çıkarlarına aykırı hareket etmeyen, iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka saygı duyan ülkelerin savunma konularında yer almasını sağlamaktı" dedi. Bu açıklama, bazı AB çevrelerinde hakim olan, kritik savunma programlarına katılımın yerleşik uluslararası normlara uyulmasına ve dostane ikili ilişkilere bağlı olması gerektiği yönündeki eğilimi yansıtıyor. Türkiye'nin bu gelecekteki savunma odaklı araştırma çabalarından dışlanması, AB'nin kendi değerlerini ve jeopolitik bakış açısını paylaşan ortaklarla savunma yeteneklerini pekiştirmeye çalıştığının açık bir sinyalidir.
Bu kararın arka planı, son yıllarda AB, üye devletleri ve Türkiye arasındaki ilişkileri karakterize eden mevcut jeopolitik gerilimler ve farklı dış politika yaklaşımlarıyla derinden bağlantılıdır. Deniz anlaşmazlıkları, bölgesel güvenlik endişeleri ve uluslararası hukuk konusundaki farklı duruşlar, bazı Avrupalı politika yapıcılar arasında Türkiye'nin eylemlerinin her zaman AB çıkarlarıyla uyumlu olmadığı algısına katkıda bulunmuştur. Mavrides, bu noktayı daha da açarak, "Bir Avrupa savunma birliğinde, AB ve üye devletlere düşman olan ülkeler yer alamaz" ifadesini kullandı. "Düşman" güçlü bir terim olsa da, Birlik ve üyelerinin güvenliğini veya istikrarını baltaladığı algılanan politikaları veya eylemleri olan ülkelere yönelik bir endişeyi yansıtmaktadır.
Horizon Europe programı, AB'nin araştırma ve inovasyon için temel aracı olup, geniş bir yelpazedeki sektörlerde bilimsel ilerlemeyi ve teknolojik gelişmeyi teşvik etmek için önemli bir bütçe ayrılmaktadır. Önümüzdeki program döngüsü için savunmayı uygun bir alan olarak açıkça dahil ederek, AB kendi savunma yeteneklerini güçlendirme ve kritik teknolojiler için dış ortaklara olan bağımlılığını azaltma konusundaki hırsını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'nin programın bu özel yönünden dışlanması, gelecekteki Avrupa savunma ile ilgili teknolojik ilerlemeler ve işbirlikçi projelerdeki potansiyel katılımı için somut sonuçlar doğurmaktadır. Bu komite kararı, Avrupa savunma işbirliğinin gelecekteki mimarisi etrafındaki daha geniş tartışmalarda önemli bir faktör olması bekleniyor.