**WASHINGTON D.C.** - ABD'de devam eden federal hükümetin kapanması, İç Güvenlik Bakanlığı'nı (DHS) benzeri görülmemiş bir adım atmaya zorladı. Havaalanlarındaki kaosun önüne geçmek amacıyla Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanları, büyük ABD havaalanlarında görevlendiriliyor. Başkan Donald Trump'ın duyurduğu bu hamle, maaşlarını alamayan binlerce federal çalışanın greve gitmesi veya iş bırakmasıyla sarsılan Ulaşım Güvenliği İdaresi (TSA) için durumu daha da çıkmaza soktu.
Yedinci haftasına giren kısmi hükümet kapanması, ülkenin kritik altyapısını derinden etkilemiş durumda ve DHS de bu durumdan en çok etkilenen bakanlıklardan biri. Kongre'nin bakanlığın finansmanı konusunda bir anlaşmaya varamaması, TSA'da ciddi bir personel krizi yarattı. Raporlara göre, 366'dan fazla TSA çalışanı istifa ederken, izinsiz devamsızlıklar iki katından fazla arttı. Bu göç, TSA'nın operasyonel kapasitesinde kritik boşluklar oluşturarak, ülke genelindeki hava yolcuları için uzun kuyruklara ve ciddi gecikmelere yol açtı. Hatta bazı havaalanlarında geçen hafta sonu bekleme süreleri saatleri buldu.
Daha önce böyle bir önlemin sinyalini veren Başkan Trump, Pazar günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ICE ajanlarının Pazartesi gününden itibaren havaalanlarında TSA görevlilerine yardım edeceğini doğruladı. Bu planın operasyonel detayları, eski ICE Direktörü Tom Homan tarafından yönetiliyor. Göçmenlik görevleriyle öncelikli olarak ilgilenen ICE ajanlarının görevi, TSA personelini tamamen yolcu taramasına odaklanmaya yönlendirmek ve böylece verimliliği artırıp bekleme sürelerini azaltmak olarak açıklanıyor. Ancak, TSA görevlileri için gereken uzun eğitim süreleri göz önüne alındığında, bu stratejinin etkinliği tartışma yaratıyor. Yeni bir TSA görevlisinin eğitimi dört ila altı ay sürerken, başka bir bakanlıktan gelen ajanların güvenlik taraması rollerine hızla entegre edilmesi potansiyel zorlukları ortaya koyuyor.
TSA sendikası, yönetimin kararına sert tepki göstererek, maaşlarını alamayan çalışanlarının yerine eğitimsiz, silahlı ajanların getirilmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi. Sendika sözcüsü, "Çalışanlarımız maaş almayı hak ediyor, eğitimsiz, silahlı ajanlarla değiştirilmeyi değil" dedi. Personel yetersizliğinin daha geniş sonuçları da var. Bazı TSA görevlileri geçimlerini sağlamak için ikinci işler bulmak zorunda kalırken, bazı havaalanları maaş alamayan çalışanlarına destek olmak için bağış kampanyaları başlattı. TSA'nın yolcu akışını yönetme kapasitesindeki azalma, sadece seyahat deneyimini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda uzun süreli finansman anlaşmazlıkları dönemlerinde temel devlet hizmetlerinin dayanıklılığı hakkında da daha geniş soruları gündeme getiriyor. Bu durum, siyasi çıkmazların somut insani bedelini gözler önüne seriyor; federal çalışanlar ve hizmet verdikleri halk, kapanmanın yükünü çekiyor.