Kıbrıs, adanın dört bir yanındaki barajların kritik seviyelerin altına düşmesiyle birlikte, su kıtlığıyla başa çıkmak için acil eylem planlarını masaya yatırıyor. Son yağışlar, özellikle Pomos ve Argaka sulama barajlarının taşmasıyla Paphos bölgesinde umut ışığı yaksa da, genel tablo ciddi bir su sıkıntısını gözler önüne seriyor. Endişe verici bir şekilde, Larnaka ve Famagusta bölgelerindeki büyük barajlara gelen su miktarı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli ölçüde düşük seyrediyor. Bu durum, su rezervlerindeki açığın giderek derinleştiğini gösteriyor.
Su Geliştirme Dairesi'nin verilerine göre, Paphos bölgesindeki baraj seviyeleri şu anda %23'lük endişe verici bir doluluk oranına sahip. Ancak bu rakam, durumun karmaşıklığını tam olarak yansıtmıyor. Paphos'taki genel rezervuar kapasitesi azalmış olsa da, yoğun yağışlar Pomos ve Argaka sulama barajlarının beklenmedik bir şekilde taşmasına neden oldu. Bu gelişme, yüzeysel olarak olumlu görünse de, yağışların bölgesel niteliğini ve farklı bölgeler üzerindeki etkilerinin çeşitliliğini vurguluyor.
Ulusal ölçekte durum ancak bir nebze daha iyi. 20 Mart 2026 itibarıyla Kıbrıs barajlarının genel doluluk oranı %22,7'ye ulaşırken, bu oran bir önceki güne göre %22,4'lük hafif bir artış gösterdi. Ancak kritik önem taşıyan nokta, bu rakamın geçen yılın aynı döneminde %24,9'a ulaşan baraj seviyelerine kıyasla bir düşüşü temsil etmesi. Depolama kapasitesindeki bu düşüş trendi, adanın hayati su rezervlerini yenilemede karşılaşılan kalıcı zorlukların çarpıcı bir göstergesi.
Özellikle Paphos'taki artan su açığına yanıt olarak yetkililer, tüketimi kısmaya ve su kayıplarını azaltmaya yönelik bir dizi önlemi hayata geçiriyor. Paphos Yerel Yönetimler Bölge Organizasyonu başkanı Haralambos Pittokopitis, şehir ve bölgedeki su durumunun "yönetilebilir" olduğunu belirtirken, su arızalarını gidermek için bir yüklenici ile hemen temasa geçildiğini vurguladı. Dahası, su kullanımına daha bilinçli bir yaklaşımı teşvik etmeyi amaçlayan kapsamlı bir kamu bilinçlendirme kampanyası planları da yapılıyor. Aşırı su tüketimi için daha yüksek tarifeler getirmesi beklenen düzenlemeler de sonuçlandırılmak üzere, böylece daha ihtiyatlı davranışlar teşvik edilecek.
Ancak su yönetimi etrafındaki tartışmalar, doğal su akışlarının ekolojik önemini de gün yüzüne çıkardı. Su ve Balıkçılık Daireleri, denize tatlı suyun akışının bir kayıp göstergesi olmadığını, aksine doğal bir hidrolojik ve ekolojik döngünün ayrılmaz bir bileşeni olduğunu açıklamak üzere ortak bir bildiri yayınladı. Bu akışın, kıyı ve yeraltı akiferlerini zenginleştirmede, tuzlu su girişini önlemek için hayati önem taşıyan bir süreçte kritik bir rol oynadığını savunuyorlar. Dahası, Avrupa Birliği'nin sularının iyi ekolojik durumunu sağlamayı, nehir ekosistemlerinin yeterli doğal akışının sürdürülmesini gerektiren Su Çerçeve Direktifi'ne uygun olarak, yağmur suyunun %100'ünü barajlarda tutmak, depolama için faydalı görünse de, nehir ekosistemleri ve biyoçeşitlilik üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Meteorolojik tahminler önümüzdeki günlerde yağışlarda artış olacağını gösterirken, Kıbrıs'ı yakın zamanda yeni bir hava bozukluğunun etkilemesi bekleniyor. Bu yeniden yağışlar, Xyliatos ve Tamasos barajlarının önümüzdeki bir ila iki hafta içinde taşma kapasitesine ulaşmasıyla bir miktar iyimserlik sunuyor. Yine de, adanın ana su kaynaklarını yenilemenin genel zorluğu devam ediyor ve acil ihtiyaçları uzun vadeli ekolojik sürdürülebilirlikle dengeleyen, su tasarrufu ve yönetimine yönelik sürdürülebilir ve çok yönlü bir yaklaşım gerektiriyor.