Washington'da perde arkasında gerçekleşen kritik bir kongre oturumunda, geçen ay Karayipler'de yaşanan ve 11 kişinin ölümüyle sonuçlanan tartışmalı operasyona ilişkin çarpıcı bir iddia yalanlandı. Operasyonun komutanı Amiral Frank Bradley, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in "hepsini öldürün" ya da "aman vermeyin" şeklinde bir emir vermediğini ısrarla vurguladı.
İddialar, 2 Eylül'de Trinidad açıklarında, uyuşturucu kaçakçılığı şüphesi taşıyan bir tekneye yönelik çift aşamalı askeri müdahaleyi takiben ortaya atılmıştı. İlk hava saldırısından sağ kurtulan iki kişi de dahil olmak üzere 11 kişi hayatını kaybetmişti. Medyada çıkan, Bakan Hegseth'in sözlü olarak "esir almayın" talimatı verdiği yönündeki haber, Kongre'de iki partiyi de harekete geçirmiş ve soruşturma başlatılmıştı.
İstihbarat ve silahlı kuvvetler komitelerinin üyelerine yapılan kapalı oturumda, operasyon görüntüleri izletildi ve Amiral Bradley ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine ifade verdi. Oturumdan çıkan Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton, "Amiral Bradley, böyle bir emir almadığı konusunda son derece netti" açıklamasını yaparak, en ağır iddianın asılsız olduğu görüşüne destek verdi. Bu ifade, iki partiden birçok milletvekilinin ortak kanaati haline geldi.
Ancak, özellikle Demokrat kanatta derin bir endişe hâkimdi. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi'nin kıdemli ismi Jim Himes, "O odada gördüklerim, kamu hizmetim boyunca şahit olduğum en rahatsız edici şeylerden biriydi" diyerek, içinde bulunduğu ruh halini aktardı. Beyaz Saray'ın "operasyonun yasal çerçevede kaldığı" yönündeki açıklamaları ise tüm şüpheleri gidermeye yetmedi.
Eleştirmenler, şeffaflık için operasyon görüntülerinin tamamının kamuoyuyla paylaşılmasını ve daha kapsamlı bir kongre soruşturması açılmasını talep ediyor. Uluslararası sularda, uyuşturucu şüphesi taşıyan sivil bir tekneye yönelik ölümcül askeri güç kullanımının hukuki dayanağı, uzmanlar ve siyasetçiler arasında hararetle tartışılmaya devam ediyor.
Kongre'deki bu sorgulama sürerken, ABD Savunma Bakanlığı, Hegseth'in yetkisiyle Doğu Pasifik'te dört kişinin öldüğü yeni bir operasyon daha duyurdu. Bu gelişme, söz konusu kampanyanın devam ettiğini gösterirken, Eylül ayındaki olayın gündeme getirdiği etik ve hukuki soru işaretlerinin de sıcaklığını koruyacağının bir işareti. İdarenin, bu ölümcül operasyonları yöneten çatışma kurallarına ilişkin kamuoyuna daha ayrıntılı bir hesap verme baskısı artarak sürecek gibi görünüyor.