**Lefkoşa, Kıbrıs** - Ada üzerindeki hava sahası kontrolü konusunda yaşanan son resmi açıklamalar, bölgedeki tansiyonu daha da artırdı. Türkiye, adanın kuzeyindeki Ercan Havalimanı çevresindeki hava sahasında potansiyel askeri tatbikatlara işaret eden yeni bir havacılara duyuru (Notam) yayınlayarak, Kıbrıs sivil havacılık otoritesinin daha önceki bildirimine açıkça meydan okudu. Bu son gelişme, adanın bölünmüş toplumları arasındaki havacılık egemenliği konusundaki kalıcı sürtüşmeyi gözler önüne sererken, Doğu Akdeniz'deki askeri yığınaklara dair artan endişeleri de yansıtıyor.
Hafta başında Kıbrıs sivil havacılık otoritesinin, Karpaz Yarımadası açıklarında "askeri operasyonlar" ihtimalini belirten kendi Notam'ını yayınlamasıyla başlayan tartışma, tansiyonu tırmandırdı. ABD tarafından tetiklendiği ve Amerikan askeri faaliyetlerine işaret ettiği bildirilen bu bildirim, Türkiye Cumhuriyeti tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Türk tarafı, böyle bir bildirinin kendi açık rızaları olmadan yayınlanmasının kabul edilemez olduğunu savunarak, kendi hava sahalarındaki hava trafiği ve bilgi sistemlerini yönetmekle tek yetkili merci olduklarını vurguladı.
Türkiye'nin savunma bakanlığı sözcüsü, ilk Kıbrıs Notam'ını yasal dayanağı olmadığını belirterek "hukuki geçersiz" ilan etti ve Türk tarafının bu bildiriyi iptal etmek amacıyla karşı bir Notam yayınladığını duyurdu. Bu karşılıklı hamle, Notam yayınlama yetkisinin iki taraf arasındaki artan ihtilaflı doğasını ve meselenin ne kadar hassaslaştığını gözler önüne seriyor.
Bu hava sahası çekişmesinin diplomatik sonuçları da var. KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Türkiye'nin Notam'ının devreye girmesi halinde Ercan Havalimanı'ndan yapılacak kalkışlarda aksama ve gecikmelerin yaşanabileceği ihtimalini kabul etti. Arıklı, yolculardan olası rahatsızlıklar için şimdiden anlayış beklediklerini dile getirdi.
Durumun bir başka boyutunu ise KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıs ve çevresindeki yabancı askeri varlıkların gözle görülür artışına ilişkin yorumları oluşturuyor. Erhürman, bu askeri varlıkların adada kalıcı olmaması gerektiği yönündeki güçlü kanaatini dile getirdi. Bu açıklamalar, Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Türkiye ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin bölgeye savaş gemileri ve uçakları konuşlandırmasıyla birlikte geldi. Fransa'nın uçak gemisi Charles de Gaulle'ü konuşlandırması ve ABD'nin Baf'taki Andreas Papandreou hava üssünün modernizasyonu konusunda Kıbrıs Cumhuriyeti ile görüşmelerde bulunması gibi gelişmeler, bölgedeki askeri hareketliliğin boyutunu artırıyor.
Erhürman, bu askeri yığınakların bölgenin istikrarsız bir yer olarak algılanmasına katkıda bulunduğunu düşünüyor. Ayrıca, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin İsrail ile derinleşen bağlarını da eleştirerek, bu ittifakların bölgesel güvenlik endişeleri yarattığını ve mevcut gerilimleri tırmandırabileceğini öne sürüyor. Dolayısıyla, mevcut durum sadece hava sahası üzerindeki bir yetki mücadelesi değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki daha geniş jeopolitik kaygıların ve rekabet halindeki stratejik çıkarların bir yansımasıdır. Türkiye'nin son Notam'ı, 12 Nisan'ın sonuna kadar yürürlükte kalacak ve bu süre zarfında belirli zaman dilimlerinde potansiyel askeri operasyonların planlanması, mevcut belirsizlik atmosferini daha da güçlendiriyor.