Ortadoğu, son günlerde tırmanan İran kaynaklı saldırılar ve vekalet savaşlarıyla derin bir krize sürükleniyor. Suudi Arabistan hava savunma sistemleri, başkent Riyad'ı hedef alan dört balistik füzenin imhasıyla gerilimin ne denli arttığını gözler önüne serdi. Eş zamanlı olarak İngiltere, Körfez ortaklarına yönelik güvenlik yardımını artırma taahhüdünde bulunarak, İran'ın bölgedeki eylemlerine karşı savunmayı güçlendirme kararlılığını gösterdi. Bu artan tansiyon, ABD istihbaratının "İran'ın yönetim yapısı sağlam kalsa da saldırı kapasitesinin önemli ölçüde zayıfladığı" yönündeki değerlendirmeleriyle çakışıyor.
Çatışma alanı gözle görülür biçimde genişliyor. İsrail, Lübnan sınırındaki askeri yığınağını artırdığını bildiriyor. Hizbullah'ın roket saldırılarına karşı İsrail güçleri, militan grubun altyapısını çökertmeye yönelik operasyonlar başlatarak, Lübnan'ın güneyinde binlerce kişinin yerinden edilmesine ve çok sayıda köyün harabeye dönmesine neden oluyor. Bu uzun süreli çatışmanın küresel enerji piyasaları ve borsalar üzerindeki etkileri de hissedilirken, ABD bu müdahalenin milyarlarca dolarlık vergi parasıyla ağır bir mali yük oluşturmasıyla boğuşuyor.
Gerilimin kökenleri ise hala tartışmalı. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, "İran rejimi yerinde duruyor ancak Operasyon Epic Fury ile büyük ölçüde yıpranmış görünüyor" diyerek stratejik bir saldırının İran'ın yeteneklerini zayıflattığını ima ediyor. Ancak eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Başkanı Joe Kent, "İran'daki mevcut savaşı vicdani olarak destekleyemem. İran ülkemiz için acil bir tehdit oluşturmuyordu ve bu savaşı İsrail ile güçlü Amerikan lobisinin baskısıyla başlattığımız açık" diyerek farklı bir ses yükseltiyor. Bu iddia, geçen ay başladığı bildirilen çatışmanın resmi gerekçelerini gölgeliyor.
İngiltere, bölgedeki diplomatik ve askeri angajmanını aktif olarak güçlendiriyor. Savunma Bakanlığı, İran tehditleriyle boğuşan İngiliz ve müttefik güçler için Thales UK'den ek Hafif Çok Amaçlı Füze siparişi verildiğini doğruladı. Ayrıca, İngiliz askeri personel İran insansız hava araçlarının engellenmesinde aktif rol alırken, HMS Dragon savaş gemisi Doğu Akdeniz'e gönderilerek Birleşik Krallık'ın bölgesel güvenliğe olan bağlılığı vurgulanıyor. Bu proaktif duruş, daha fazla istikrarsızlaşma potansiyeline dair belirgin bir endişeyi ortaya koyuyor.
Bu dalgalı iklimde önemli bir diplomatik manevra sürüyor. Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Pakistan, Katar, Suriye, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi geniş bir koalisyonun temsilcileri, istişari bir toplantı için bir araya geliyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, BAE, Irak ve Ürdün gibi kilit bölgesel oyuncuların büyükelçileri ve savunma ataşelerinin yanı sıra İngiltere Savunma Hazırlık Bakanı Luke Pollard ve ABD Dışişleri Bakanı John Ratcliffe'in katıldığı bu toplantı, artan bölgesel güvenlik zorluklarını ele almayı hedefliyor. Görüşmelerin, savunma teçhizatı ve teknolojik işbirliğini kapsayacağı, İran ve vekillerinden kaynaklanan yaygın tehdide karşı birleşik bir çabayı işaret edeceği ve milyonlarca insanın yaşamı üzerindeki etkisinin derinlemesine bozulmaya devam edeceği bekleniyor.