**Brüksel, Belçika** – Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan son veriler, Avrupa Birliği genelinde sığınma başvurularında belirgin bir gerileme olduğunu ortaya koyuyor. Bu eğilim, Ada ülkesi Kıbrıs'ta da kendini gösteriyor. 2025 yılının Aralık ayında, hem ada ülkesi hem de geniş Avrupa bloğu, uluslararası koruma talebinde bulunan kişi sayısında önceki dönemlere kıyasla dikkat çekici bir düşüş yaşadı. Bu yavaşlama, bazı ulusal yönetimlerin üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeli sunarken, sığınma sisteminin karmaşıklığını da bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kıbrıs özelinde rakamlar, bu azalışın net bir tablosunu çiziyor. 2025 Aralık ayında adaya 130 ilk sığınma başvurusu yapıldı. Bu rakam, aynı yılın Kasım ayında kaydedilen 165 başvurudan bir düşüş anlamına geliyor. Hatta işlem yığınlarına yol açan tekrarlayan başvurular da Kasım ayındaki 105'ten Aralık ayında 95'e gerileyerek bir ivme kaybetti. Bir önceki yılın, yani 2024 Aralık ayının rakamlarıyla karşılaştırıldığında, o dönemde önemli ölçüde daha yüksek olan 230 ilk başvuru ve 40 tekrarlayan başvuru göz önüne alındığında, bu düşüş trendi daha da belirginleşiyor. Bu durum, Kıbrıs bağlamında başvuru sayılarında gözle görülür bir değişim olduğunu düşündürüyor.
Bu analizi daha geniş Avrupa coğrafyasına taşıdığımızda, AB genelinde 2025 Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre sığınma başvurularında yüzde 23 gibi kayda değer bir azalma kaydedildiği görülüyor. Bu dönemde blok genelinde toplam 47.650 kişi uluslararası koruma talep etti. Sığınmacıların başında Venezuela, Afganistan, Bangladeş ve Suriye uyruklu kişiler yer alıyor. Dikkat çekici bir nokta ise, bu başvuruların dörtte üçüne yakınının dört ana üye ülke olan İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya'da yoğunlaşması.
İstatistikler, refakatsiz çocuklar gibi hassas gruplara ilişkin de ışık tutuyor. 2025 Aralık ayında bu kategoride 1.330 kişi sığınma başvurusunda bulundu. Bu çocukların ülkeleri ise ağırlıklı olarak Somali, Afganistan, Venezuela, Mısır ve Eritre olarak sıralanıyor. Refakatsiz çocukların en yoğun başvurduğu ülkeler ise Hollanda, Yunanistan, Almanya, İspanya ve Belçika oldu. Bu durum, Birlik genelinde farklı kabul politikalarının uygulandığını gösteriyor.
Eurostat, başvuru rakamlarının ötesinde, sığınma taleplerinin işlenmesi konusunda da bilgiler sundu. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde AB genelinde toplam 229.735 ilk derece sığınma kararı verildi. Bu kararların yüzde 45'i kabul edilebilir bulundu. Koruma sağlanan kişilerin çoğunluğu mülteci statüsü alırken, kalanlar insani veya ikincil korumadan faydalandı. Olumlu kararlarda başı çeken ülkeler Almanya, İspanya ve Fransa olurken, Afganlar, Venezuelalılar ve Suriyeliler bu olumlu sonuçlardan en çok yararlanan gruplar oldu.
Kıbrıs'a gelen yeni sığınma başvuru sayısındaki azalma yerel yetkililere bir nebze nefes aldırsa da, tekrarlayan başvuruların devam eden varlığı ve mevcut dosyaların birikimi zorlukları beraberinde getiriyor. Sığınmacı akışlarının dalgalı yapısı, Avrupa ülkelerinin göçü yönetme ve ihtiyaç sahipleri için etkili entegrasyon ve koruma sağlama konusunda karşılaştığı dinamik ve çok yönlü zorlukları vurguluyor. Başvurulardaki bu son düşüşün arkasındaki nedenler daha fazla analiz gerektirse de, veriler şüphesiz AB'nin sığınma sistemleri üzerindeki baskının azaldığı bir döneme işaret ediyor.