Rutin bir bürokratik işlem, Kıbrıs'ın hassas siyasi coğrafyasında yeni bir diplomatik krize dönüştü. Yunanistan'da yaşayan Kıbrıs kökenli bir vatandaşa verilen yeni kimlik kartında, doğum yeri olarak kentin Türkçe ismi "İskele" yazıldı. Söz konusu kasaba, Kıbrıs'ın Rum kesiminde "Trikomo" olarak biliniyor ve 1974'ten bu yana adanın kuzeyinde kalan bölgede yer alıyor.
Olay, Kıbrıs Rum Yönetimi'nde muhalefetteki Demokratik Seferberlik (DISY) Partisi milletvekili Nikos Georgiu'ya gelen şikayetle ayyuka çıktı. Georgiu, durumu İçişleri Bakanı Konstantinos İoannu'ya yazılı bir soru önergesiyle taşıdı ve bu hatanın "yasadışı" olduğunu vurgulayarak derhal düzeltilmesini talep etti.
Georgiu, yanlışlığın kasıtlı olmadığını, Yunan polisinin kimlik üretiminde kullandığı dijital platformdaki otomatik bir fonksiyondan kaynaklandığını belirtti. "Yunan makamlarının bu hatayı kasıtlı yapmadığı aşikar" diyen milletvekili, sistemin işgal altındaki bölgeler için otomatik olarak Türkçe isimleri veri tabanına aldığını öne sürdü. Kıbrıs Rum Yönetimi yetkilileri, Yunan meslektaşlarıyla temasa geçti. Atina'nın Lefkoşa Büyükelçisi'nin de konuya hızla müdahale ettiği öğrenildi.
Bu gelişme, Ankara ile Atina arasında yeniden alevlenen söylem gerilimine denk geldi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın toplantısında Yunan yetkililerin son açıklamalarını eleştirdi. Kimlik kartı meselesine doğrudan atıfta bulunulmasa da, Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias'ın açıklamaları "provokatif" ve "uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendirildi. MSB açıklamasında, bu tür söylemlerin "iki ülke liderleri arasındaki mutabakatla oluşan olumlu havaya zarar vermekten başka bir işe yaramayacağı" vurgulandı.
Gözlemciler, bu görünürdeki "teknik arıza"nın bölgedeki derin jeopolitik fay hatlarını nasıl ortaya çıkardığına dikkat çekiyor. Kıbrıs'ta yer isimleri, tarih ve meşruiyete dair çatışan iddiaların simgesi haline gelmiş durumda. Bir AB üyesi ülkenin bürokrasisi tarafından bir Türkçe ismin otomatik olarak benimsenmesi, Rum kesiminde ulusal anlatıya yönelik ince bir aşınma olarak yorumlanıyor. Türkiye'nin paralel açıklamaları ise Kıbrıs meselesinin, Yunanistan-Türkiye ilişkilerinin her zaman bir parçası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yunan makamlarının hızlı tepkisi, diplomatik krizi sınırlama çabası olarak okunuyor. Ancak bu küçük olay, tarihin her daim güncel kaldığı bu coğrafyada, en sıradan bürokratik veri tabanlarının bile siyasi bir mayın tarlasında nasıl ilerlediğini gösterdi. Nihayetinde, **"rüyasında bile"** Kıbrıs gerçeğini unutamayan bölge için, bir kimlik kartındaki iki hece, koca bir siyasi fırtınayı tetiklemeye yetebiliyor.