Lingua-News Cyprus

Language Learning Through Current Events

Wednesday, March 18, 2026
C1 Advanced ⚡ Cached
← Back to Headlines

Kıbrıs'ta Hayvan Sağlığı Karantinada: Ağız ve Tırnak Hastalığı Kabusu

**LEFKOŞA –** Ada genelinde hayvan hareketlerinin sıkı kontrol altına alınması ve yaygın bir hayvan itlafı zorunluluğu doğuran Ağız ve Tırnak Hastalığı (ATH) salgını, Kıbrıs'ı ciddi bir tarımsal acil durumla karşı karşıya bıraktı. Başlangıçta Larnaka bölgesine odaklanan ve hızla Lefkoşa bölgesine yayılan kriz, Avrupa Birliği (AB) protokollerinin devreye girmesine ve etkilenen bölgelerde olağanüstü hal ilan edilmesine neden oldu. Bu durum, ülkenin can damarı olan tarım sektörü için olayın vahametini gözler önüne seriyor.

Veterinerlik Hizmetleri, Tarım Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde salgınla mücadele çalışmalarını titizlikle yürütüyor. Bu kapsamda, virüsün yayılmasını durdurmak amacıyla enfekte hayvanların derhal itlaf edilmesi önlemi alınıyor. Bugüne dek yaklaşık 15.000 hayvanın itlaf edildiği ve enfekte çiftliklerde 15.000 hayvanın daha benzer bir kaderi beklediği bildiriliyor. Hastalığın daha fazla yayılmasını önlemek ve izole etmek için yeni koruma ve gözetim bölgeleri oluşturulması, bu radikal tedbiri tamamlıyor. Etkilenen bölgelerde kontrol noktaları ve dezenfeksiyon alanları artık günlük yaşamın bir parçası haline gelmiş durumda; adeta ATH'ye karşı verilen amansız mücadelenin somut birer hatırlatıcısı gibiler.

Hastalığın bu denli hızlı yayılması, adeta başa çıkılması güç bir meydan okuma sundu. AB Sağlık ve Hayvan Refahı Komiseri Oliver Varhelyi'nin ziyaretinin üzerinden henüz günler geçmişken, Lefkoşa bölgesinde, özellikle Geri ve İdalyon (Dali) hayvan yetiştirme bölgelerinde enfeksiyon tespit edilmesi, durumun ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu. Bu gelişme, İdalyon hayvan yetiştirme bölgesi çevresinde acilen 3 kilometrelik bir koruma ve 10 kilometrelik bir gözetim bölgesi oluşturulmasını zorunlu kıldı. Bu yeni belirlenen bölgeler, 196 büyükbaş, 570 küçükbaş (koyun-keçi) ve 21 domuz işletmesi olmak üzere önemli sayıda tarımsal birimi kapsıyor. Komiser Varhelyi'nin, büyük hayvan kayıplarını ve yıkıcı ekonomik sonuçları önlemek için koruyucu tedbirlere ve AB düzenlemelerine sıkı sıkıya uyulması gerektiği yönündeki vurgusu, durumun ne kadar aciliyet taşıdığını açıkça ortaya koydu.

Bu salgının etkileri, hayvanların anlık refahının çok ötesine uzanıyor. Kıbrıs'ın tarımsal ekonomisinin temel taşlarından ve ihracat pazarının önemli bir oyuncusu olan süt ürünleri sektörü, büyük bir darbeyle karşı karşıya. Özellikle ikonik hellim peynirinin üretiminde temel teşkil eden koyun ve keçi sütünün ham madde temini ciddi bir tehdit altında. Hellim peynirinin, 95°C üzerindeki ısıl işlem nedeniyle tüketim ve ihracat için güvenli kabul edildiği AB düzenlemeleriyle sabit olsa da, ana bileşenlerin tedarik zinciri derinden etkilenmiş durumda. Bu durum, özellikle hellim için gereken süt açısından kritik olarak nitelendiriliyor.

ATH kontrolünün önemli bir parçası olan aşılama çalışmaları, kapsama alanındaki bir dengesizliği ortaya koyuyor. Büyükbaş hayvanlarda aşılanma oranları %76,43 gibi kayda değer bir seviyede seyrederken, salgından etkilenen bölgelerde daha yaygın olan koyun ve keçilerde bu oran %41,19 gibi oldukça düşük kalıyor. Küçükbaş hayvanlardaki bu düşük aşılanma oranı, virüsün kontrol altına alınmasındaki zorlukları muhtemelen daha da artırıyor. Tarım Bakanlığı'nın, etkilenen bölgelerdeki hayvan tüccarları ve çiftçiler, salgının yıkıcı gerçekliği ve geçim kaynakları ile ülkenin yüksek kaliteli süt ürünleri üreticisi olarak itibarı üzerindeki potansiyel uzun vadeli sonuçlarla boğuşurken, daha fazla kontrol stratejisi duyurması bekleniyor. Devam eden krize rağmen, işlenmiş ürünün güvenliğini tanıyan İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi kilit pazarlara hellim ihracatı devam ediyor. Ancak bu ihracatın sürdürülebilirliği, ham madde tedarik sorunlarının başarılı bir şekilde çözülmesine bağlı.

← Back to Headlines