Fransa öncülüğünde, Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin güvenli geçişini sağlayacak bir koalisyon kurma girişimi, bölgedeki gerilimlerin dinmesiyle hayata geçirilmek isteniyor. Bu öneri, İran ile ABD liderliğindeki koalisyon arasındaki derinleşen çatışmanın ortasında geldi. Zira bu çatışma, ciddi askeri eylemlere sahne olurken, Afrika'daki hayati sağlık programlarını etkileyen küresel insani yardım kesintilerini de tetikledi.
Fransız yetkililer, Avrupa, Asya ve Körfez Arap devletleriyle temas kurarak, stratejik öneme sahip bu suyolundan geçen ticari gemilere yönelik deniz eskortlarını içeren bir strateji üzerinde duruyor. Bu Fransız girişiminin ardındaki temel motivasyon, Avrupa'nın ekonomik çıkarlarını korumak olarak gösteriliyor. Zira artan gerilimler, denizcilik rotalarında aksamalara ve küresel petrol fiyatlarında dik bir yükselişe neden oldu. Ancak mevcut jeopolitik manzara oldukça çetin. ABD yönetiminin, İran ile süregelen çatışmayı dindirmeye yönelik diplomatik müzakereler başlatmak isteyen Orta Doğulu müttefiklerin girişimlerini geri çevirdiği bildiriliyor. İran'ın ise ABD ve İsrail tarafından yapıldığı iddia edilen hava ve deniz saldırıları tamamen durdurulana kadar ateşkesi düşünmeyeceğini ısrarla belirtmesi, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Cuma gecesi ABD'nin İran'ın Hurg Adası'na düzenlediği saldırılar, devam eden çatışmanın kırılgan doğasını bir kez daha gözler önüne serdi.
Bu karmaşık uluslararası tabloya ek olarak, Birleşik Krallık hükümeti, Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi (FCDO) aracılığıyla, küresel sağlık girişimlerine yönelik önemli bir fon kesintisi duyurdu. Gana, Kenya, Nijerya, Etiyopya, Malavi ve Somaliland gibi altı Afrika ülkesinde sağlık profesyonellerinin yetiştirilmesinde kilit rol oynayan Küresel Sağlık İş Gücü Programı'nın (GHWP), bu ayın sonunda faaliyetlerini durdurması öngörülüyor. Bu kapanma, geçen yıl İşçi Partisi hükümetinin yardım fonlarını GSYİH'nın %0,5'inden %0,3'üne indirme kararıyla başlayan daha geniş kemer sıkma önlemlerinin doğrudan bir sonucu. 2023'te yenilenen fon alan GHWP, daha önce ulusal sağlık sistemlerini güçlendirmesi, küresel salgınlara hazırlığı artırması, sağlık eşitsizliklerini azaltması ve gelecekteki sağlık krizlerine karşı İngiltere'nin savunmasını sağlamlaştırmasıyla övgü almıştı.
Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlama yönündeki Fransız teklifi, mevcut olumsuz diplomatik iklime rağmen, diplomatik etkileşimi potansiyel savaş gemisi konuşlandırmasıyla birleştiren çok yönlü bir yaklaşım öngörüyor. Bu durum, ABD yönetiminin mevcut yolundan keskin bir şekilde ayrılıyor. Eş zamanlı olarak, İngiltere'nin Afrika'daki temel sağlık programlarına desteğini çekmesi, halk sağlığında kazanılan zorlu kazanımların tersine dönmesi ve küresel salgınlara hazırlığın ciddi şekilde zayıflamasıyla ilgili ciddi endişeleri beraberinde getiriyor.