Kıbrıs'ta, özellikle hafta sonları iki saati aşan bekleyişlerle günlük hayatı kabusa çeviren Ayyorgi (Ayios Dometios) sınır kapısında, köklü bir genişleme çalışması başladı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) eliyle hayata geçirilen projeyle, Birleşmiş Milletler tampon bölgesi içindeki bu kritik geçiş noktasına üçüncü bir şerit kazandırılacak. 435.000 Euro bütçeli çalışmanın Ocak 2026 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
İki toplum arasındaki hareketliliğin ana damarlarından biri olan Ayyorgi, artan araç yoğunluğu karşısında yıllardır adeta nefes alamaz hale gelmişti. Mevcut altyapı, kapasitesinin çok üzerinde bir yükle baş etmeye çalışırken, oluşan darboğaz sadece uzun kuyruklar değil, hayatı zorlaştıran pratik sorunlar da yaratıyor. Bölge sakinlerinden Panayiota'nın yerel medyaya yaptığı, "Kendi evime gitmek için dolambaçlı yollar kullanmak zorunda kalıyorum" şeklindeki serzenişi, trafiğin yarattığı sosyal tahribatın boyutunu gözler önüne seriyor.
Avrupa Komisyonu'ndan bir yetkili, projenin temel amacını "araç ve yaya akışını kolaylaştırmak, tüm kullanıcılar için daha sorunsuz ve güvenli bir geçiş sağlamak" sözleriyle açıklarken, bu adımı Kıbrıs'taki bağlantıyı ve etkileşimi güçlendirme hedefinin somut bir parçası olarak nitelendirdi. UNDP ise, geçiş noktasının doyma noktasına ulaşmış olmasını, teknik gerekçe olarak öne çıkardı.
Kapsamlı hafriyat, dolgu, yeni kaplama, elektrik-mekanik sistem ve peyzaj düzenlemelerini içeren çalışma, hassas bir bölgede yürütülecek. Yetkililer, inşaat sürecinde oluşabilecek aksaklıklar için önlem alacaklarını taahhüt etse de, 2026'ya uzayan zaman çizelgesi, işin ne denli kompleks olduğunu gösteriyor.
Kapı çevresindeki esnaf için ise proje, adeta can simidi niteliğinde. Trafik keşmekeşi yüzünden müşteri kaybettiklerini belirten işletmeciler, rahatlayacak bir trafiğin ticari canlanmayı da beraberinde getireceğini umuyor. Sonuç olarak bu genişletme projesi, sadece kuyruk sürelerini kısaltan bir altyapı müdahalesi değil, aynı zamanda Kıbrıs'ın iki yakası arasındaki günlük teması güçlendirecek, normalleşme yolunda atılmış somut ve anlamlı bir adım olarak değerlendiriliyor. Beklenti, beton ve asfaltın ötesinde, insanların hayatına konfor ve temas olarak yansıması yönünde.