**Lefkoşa, Kıbrıs** – Kıbrıs Yüksek Mahkemesi, mülteci ve sınır dışı etme süreçlerinin prosedürel titizliğine dair önemli bir karara imza atarak, altı aydır gözaltında tutulan Kamerunlu bir sığınmacının derhal serbest bırakılmasına hükmetti. Mahkemenin bu kararı, Kıbrıslı yetkililerin, şahıs hapisteyken sınır dışı etme işlemlerini yeterince özenle takip etme konusunda ciddi bir eksiklik gösterdiğini ve böylece adil yargılanma hakkının temel ilkelerini ihlal ettiğini vurguladı.
2019 yılında ilk sığınma başvurusunu yapan adı açıklanmayan kişinin dosyası, 2024 yılında sonuçlanıp reddedilince karmaşık bir hukuki çıkmaza sürüklenmişti. Gerekli evrak olmadan Kıbrıs'ta bulunduğu şüphesi üzerine 3 Temmuz'da tutuklanan şahıs hakkında eş zamanlı olarak sınır dışı etme kararı çıkarıldı. Ancak işler, sadece on yedi gün sonra, 20 Temmuz'da yeni bir sığınma başvurusu yapmasıyla daha da çetrefilleşti. Bu ikinci başvuru da Eylül ayında reddedilse de, sığınmacı bu karara itiraz etti.
Sonunda altı ayı bulan tutukluluğun uzaması, Yüksek Mahkeme'nin incelemesinin merkezine oturdu. Tutukluluğuna dair ilk değerlendirme tutuklanmasından sadece iki ay sonra yapılmış olsa da, mahkeme devletin sınır dışı etmeyi kolaylaştırmak için attığı sonraki idari adımların yetersiz kaldığını tespit etti. Yüksek Mahkeme, "idari işlemlerin gerektirdiği özenle ve haklı bir gecikme olmaksızın yürütülmesi gerektiğini" açıkça belirterek, bu durumda bu standardın karşılanmadığı sonucuna vardı.
Mahkeme, devletin tutukluluğun devamı yönündeki gerekçelerinde somut delil eksikliğine dikkat çekti. Kararda, "bu yönde somut adımlar atıldığının gösterilemediği" vurgulanarak, yetkililerden sınır dışı etme kararını uygulamaya yönelik proaktif önlemlerin alınması beklentisi dile getirildi. Devletin şahsın tutukluluğunu uzatma gerekçeleri belirsiz ve temelsiz bulunarak, mahkeme özgürlük ve adil yargılanma ilkelerine taban tabana zıt olan belirsiz süreli tutukluluk riskini tespit etti.
Bu karar, hükümet organlarına, uzun süreli tutukluluğu standart bir önlem olarak kullanmak yerine, ilerlemeyi somut olarak gösterecek şekilde sınır dışı etme işlemlerini aktif olarak takip etme yükümlülüğünü güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Dava, prosedürel atalet nedeniyle sınır dışı edilmeyi bekleyen bireylerin belirsiz süreli hapis cezasına çarptırılmamasını sağlayan daha sağlam ve şeffaf bir idari çerçeve savunuyor. Yüksek Mahkeme'nin müdahalesi, hukuki süreçlerin sadece takip edilmesini değil, aynı zamanda temel hakların aşınmasını önleyecek şekilde somut bir aciliyet ve amaç duygusuyla yürütülmesini sağlamada zamanında ve etkili idari eylemin üstün önemini vurguluyor. Serbest bırakılan sığınmacının itirazının sonucunu beklerken Kıbrıs'taki geleceği, devam eden hukuki değerlendirmelerin bir konusu olmaya devam ediyor.