Küresel enerji piyasalarındaki çalkantı, Avrupa Birliği'ni harekete geçirdi. Artan petrol fiyatları ve jeopolitik gerilimler, tüketicileri korumak amacıyla üye ülkeleri bir dizi önlem almaya zorluyor. Bu önlemlerin başında ise akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulaması ve kar marjı sınırlamaları geliyor. Petrol fiyatlarının psikolojik sınır olan varil başına 100 doları aşmasıyla birlikte, AB ülkeleri adeta yangına körükle gidiyor.
Birlik içinde şimdiden somut adımlar atan ülkeler var. Yunanistan, akaryakıt perakendecilerinin kar marjlarına üst sınır getirerek, enflasyonist ortamdan faydalanmaya çalışanları engellemeyi hedefliyor. Hırvatistan ve Macaristan ise daha doğrudan bir yol izleyerek, benzin ve dizel fiyatlarını litre başına sırasıyla 1,50-1,55 Euro ve 1,51-1,56 Euro ile sınırladı. Almanya ise akaryakıt istasyonlarının fiyatlarını günde yalnızca bir kez artırabilmesi kuralını getirerek, sık ve yüksek zamların önüne geçmeye çalışıyor. Kıbrıs ise daha önce 2010'da benzer bir uygulamaya gitmişti. Şimdi ise fiyat kontrolleri ile vergi indirimleri arasında gidip geliyor. Kıbrıs'ta benzin litre fiyatı 1,378, dizel ise 1,308 Euro iken, Yunanistan'da benzin 1,85, dizel ise 1,82 Euro'yu aşmış durumda. Bu durum, ülkeler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.
AB dışı ülkeler de bu enerji kriziyle başa çıkmak için çabalıyor. Güney Kore, benzin litre fiyatını 1,28, dizel fiyatını ise 1,30 Euro civarında sabitledi. Tayland da benzer şekilde fiyat tavanı veya kar marjı sınırlamaları gibi tedbirler aldı. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 400 milyon varillik acil durum petrol rezervini serbest bırakma kararı da piyasalara bir nebze olsun nefes aldırdı. Ancak, bu hamle Brent petrolünde geçici bir yükselişe neden olsa da, fiyatlar hala 100 dolar civarında seyrediyor.
Bu türbülansın ardında yatan nedenler ise karmaşık. Orta Doğu'daki jeopolitik istikrarsızlık, özellikle Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından tehdit edilmesi, arz endişelerini körüklüyor. Son günlerde bölgede artan saldırı olayları da bu endişeleri derinleştiriyor. Stanford Üniversitesi'nden enerji uzmanı Maksim Sonin'in de belirttiği gibi, "Bu her şeyi çözecek sihirli bir değnek değil. Temel sorunu çözmeniz gerekiyor."
Bu gelişmelerin sonuçları şimdiden hissediliyor. Ortadoğu'daki tansiyon düşmediği takdirde, özellikle Kıbrıs gibi ülkelerde fiyatların daha da yükselmesi sürpriz olmayacaktır. IEA'nın rezerv hamlesi, Hürmüz Boğazı'ndaki tehdit devam ettiği sürece kısa vadede sınırlı bir etki yaratabilir. Piyasalarda genel bir tedirginlik hakim. Bazı analistler, durumun daha da kötüleşmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulunuyor. Akaryakıt fiyatlarına getirilen bu sınırlamaların ne kadar işe yarayacağı ise tamamen küresel gelişmelerin seyrine ve uluslararası piyasalarda petrol arzının devamlılığına bağlı olacak.