**LEFKOŞA** – Kıbrıs hükümeti, giderek yayılan Şap ve Ağız Hastalığı (ŞAH) salgınıyla mücadeledeki yetersizlikleri nedeniyle yoğun eleştirilerin hedefi haline geldi. Muhalefetteki DİSİ partisi, Tarım Bakanı'nın derhal görevden alınmasını talep ederken, hazırlıksızlık, çelişkili politikalar ve proaktif kriz yönetimi eksikliği iddiaları, yönetimin salgına verdiği yanıtı gölgeleyerek hayvancılık sektörünü ciddi ekonomik zararla karşı karşıya bırakıyor.
Adanın kuzeyinde ilk kez tespit edilen ŞAH salgını, şimdi birçok çiftliğe yayılmış durumda ve yetiştiriciler arasında büyük endişeye yol açtı. Temsilciler Meclisi Başkanı Annita Demetriou liderliğindeki DİSİ, hükümetin birçok cephede sınıfta kaldığını savunuyor. Demetriou, yasama organına verilen güvenceler ile sonraki eylemler arasındaki derin uçurumu vurgulayarak, "Hayvancılık sektörünün yok olmasına seyirci kalamayız ve başkanın güvenceleriyle protokollerin değişeceğini bekleyemeyiz. Bakan, belirti göstermeyen hayvanların itlaf edilmeyeceği konusunda yasama organını temin ederken, aynı akşam tüm hayvanların itlaf edilmesi yönünde bir emir çıkarıldı," dedi. Bu durumun, hükümetin hem "umutsuz" hem de "sorumsuz" bir yaklaşım sergilediğinin kanıtı olduğunu savundu.
Edinilen bilgilere göre, hastalığın güneye geçişi olarak algılanan bariyeri aşmasından aylar önce dahi kuzeydeki ŞAH varlığından haberdar olunduğu belirtiliyor. Larnaka bölgesindeki çiftliklerin etkilenen bölgelere sadece birkaç kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, eleştirenler bu kritik dönemde yeterli önleyici tedbirlerin alınmadığını iddia ediyor. Yetersiz aşı tedariği, tutarsız çiftlik denetimleri ve potansiyel riskler ile gerekli biyogüvenlik protokolleri hakkında çiftçilere yeterli bilgi aktarılmaması gibi iddialar gündemde. Hükümetin tepkisinin, hastalık on bir çiftlikte ortaya çıktıktan sonra belirginleştiği ve bu noktada kontrol çabalarının önemli ölçüde baltalandığı öne sürülüyor.
Durum, hükümetin kendi içinde birleşik bir strateji eksikliği gibi görünen bir durumla daha da karmaşıklaştı. Özellikle hastalığın belirtilerini göstermeyen hayvanların itlaf edilmesi yönündeki tartışmalı karar konusunda, enfekte olmuş işletmelerin yönetilmesine ilişkin çelişkili açıklamalar ortaya çıktı. Bu algılanan tutarsızlık, doğrudan etkilenenler arasındaki güvensizliği daha da derinleştirdi. Şu anda etkilenen çiftlik sayısı otuz sekize ulaşmış durumda ve Avrupa Birliği direktiflerine uyum çerçevesinde yaklaşık on üç bin hayvanın itlaf edilmesi planlanıyor.
Bu salgının şiddetini azaltmak ve çiftçiler üzerindeki ağır ekonomik sonuçlarını hafifletmek amacıyla, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'in tarım temsilcileriyle görüşmeler yaptığı ve Avrupa Komisyonu'ndan destek arayışında olduğu bildiriliyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir görüşme bekleniyor. Cumhurbaşkanı Christodoulides, Kıbrıs'ın küçük bir ada ülkesi statüsü ve tarım operasyonlarının yakınlığı gibi benzersiz zorlukları gerekçe göstererek standart AB protokollerinden muafiyet talep etmeyi amaçlıyor. Sağlık ve Hayvan Refahından Sorumlu Komiser Oliver Varhelyi'nin Cuma günü yapılması planlanan ziyareti, bazıları tarafından bir çözüm yoluna işaret ediyor ancak aynı zamanda hükümetin mevcut çıkmazının boyutunu da gözler önüne seriyor. Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu Direktörü Viktor Papadopoulos da ziyareti teyit ederek, bunu olağanüstü durumları ele almak için bir fırsat olarak nitelendirdi.
Bu ŞAH salgınının sonuçları, hayvanların itlaf edilmesinin ötesine geçiyor. Pek çok çiftçi mali yıkımla karşı karşıya ve adanın hayvancılık sektörünün geleceği bile sorgulanır hale geldi. Hükümetin bu krizi yönetme biçimi şüphesiz halkın güvenini sarsmış durumda ve pek çok kişi, eleştirenlerin de belirttiği gibi, titiz ve zamanında yerel eylemlerle önlenebilecek bir çözüm için Avrupa Birliği'nin dış müdahalesine bel bağlamak zorunda kalıyor.