**LEFKOŞA, KIBRIS** – Ada üzerindeki İngiliz Egemen Üs Bölgeleri (SBAs) varlığına dair uzun süredir devam eden tartışmalar, Akrotiri hava üssüne yönelik son insansız hava aracı saldırısı ve Kıbrıs solunun önde gelen partisi AKEL liderinin üslerin tamamen kaldırılması yönündeki sert çağrısıyla birlikte yeniden alevlendi. AKEL Genel Başkanı Stefanos Stefanou, Pazar günü yaptığı konuşmada, üslerin Kıbrıs'ı tırmanan jeopolitik istikrarsızlık ortamında potansiyel bir hedef haline getirdiğini belirterek keskin bir uyarıda bulundu.
Stefanou'nun açıklamaları, Kıbrıslı yetkililerin daha önce dile getirdiği endişeleri güçlendiriyor. Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, bölgesel çatışmaların yoğunlaşması halinde SBAs'nin meşru hedefler haline gelebileceğini uluslararası medyaya defalarca iletmişti. Bu endişe, geçtiğimiz Pazartesi gecesi Limasol yakınlarındaki Akrotiri üssüne bir insansız hava aracının saldırmasıyla somutlaştı. Olayın tam boyutu ve sorumluları henüz soruşturulsa da, bu gelişme askeri tesislerin stratejik etkilerinin yeniden gözden geçirilmesi argümanlarına elle tutulur bir ağırlık kazandırdı.
İngiliz üslerinin kaldırılması talebi yeni bir durum değil. Bu, AKEL partisinin on yıllardır tutarlı bir şekilde savunduğu köklü bir pozisyon. Parti, 1960 yılında Britanya İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazanan Kıbrıs Cumhuriyeti'ne devredilmeyen bu toprak dışı askeri bölgelerin varlığının, adanın tarafsızlığını ve güvenliğini tehlikeye atan bir anakronizm olduğunu savunuyor. Stefanou, "İngiliz üslerinin varlığı bizi bir hedef haline getirdi," diyerek küçük ulusların küresel güçlerin entrikaları arasında taşıdığı orantısız yükü vurguladı. Kıbrıs'ın askeri operasyonların bir tiyatrosu haline gelmekten kesinlikle kaçınma arzusunu net bir şekilde ortaya koymasının zorunluluğunu da belirtti: "Şu anki zorluk, her fırsatta Kıbrıs'ın bir savaş üssü olmadığını ve olmak istemediğini açıkça belirtmektir."
Üslere karşı bu iki toplumlu duygu, Türk Kıbrıslı siyasi çevrelerde de karşılık buldu. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreter Yardımcısı Asım Akansoy, Salı günü İngiltere'nin üsleri elinde tutmaya devam etmesini "tarihin büyük bir hatası" olarak nitelendirerek, egemenlik ve bağlantısızlık yönündeki daha geniş Kıbrıs çağrısını yineledi. Konu, Kıbrıs hükümetinin en üst düzeyine de yansımış durumda. Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis Cuma günü yaptığı açıklamada, üslerin geleceğiyle ilgili tüm seçeneklerin değerlendirildiğini belirterek, "hiçbir şeyin dışlanmadığını" söyledi. Bu kasıtlı olarak muğlak ifade, gelişen güvenlik ortamı ve artan kamuoyu eğilimiyle etkileşim kurma isteğini gösteriyor.
SBAs'nin kökenleri, 1960'ların karmaşık siyasi ortamına dayanıyor ve bağımsızlık anlaşmasının bir parçası olarak kuruldu. Ancak, stratejik kullanımları ve ilişkili güvenlik riskleri, özellikle son bölgesel çalkantılar ışığında artan bir incelemeye tabi tutuluyor. Cumartesi günü Lefkoşa'da üslerin kaldırılmasını talep eden bir protesto, bu kamuoyu huzursuzluğunun görünür bir tezahürü oldu. Son insansız hava aracı olayı ve ısrarlı diplomatik uyarılar, İngiliz üslerinin geleceği sorusunu Kıbrıs söyleminin çeperinden merkezine taşımış ve adanın güvenliği ile giderek daha değişken bir bölgedeki konumu üzerindeki rol ve etkilerinin kritik bir yeniden değerlendirilmesini teşvik etmiştir. Önümüzdeki haftalar ve aylar, Kıbrıs sömürge geçmişinin bu kalıcı mirasıyla boğuşurken yoğun diplomatik temaslara ve iç tartışmalara sahne olması muhtemeldir.