Kıbrıs'ın bölünmüş başkenti Lefkoşa'nın tam kalbinde, yıllardır adanın ayrılığının sessiz tanığı olan Kanlıdere (Pedieos Nehri), tarihi bir dönüşüme ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Birleşmiş Milletler aracılığıyla hayata geçirilen kapsamlı bir çevre ve kentsel dönüşüm projesinin inşasına start verildi. Proje, sadece bir nehir rehabilitasyonundan çok daha fazlasını, yani toplumları birbirine yakınlaştıracak somut bir "güven köprüsü"nü amaçlıyor.
Kuzey Lefkoşa'daki 3.7 kilometrelik nehir koridorunu yeşil bir lineer parka dönüştürmeyi hedefleyen girişim, AB'nin Kıbrıs Türk toplumuna yönelik yardım programının en gözde parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Projenin arkasındaki temel felsefe, "güven artırıcı önlem" kavramına dayanıyor. Avrupalı yetkililer, çevresel iyileştirmenin ötesine geçerek, iki toplumun ortak bir kamusal alanda buluşmasını, birlikte doğaya sahip çıkmasını ve nihayetinde şehrin uzun süredir devam eden siyasi bölünmüşlüğünü sembolik de olsa aşmasını umuyor.
**Planlama Tamam, İnşaat Başladı**
Projenin temelleri, Avrupa Komisyonu'nun 2018-2019 yılları arasında yürüttüğü kapsamlı fizibilite çalışmasına dayanıyor. BM Kalkınma Programı (UNDP) ise detaylı proje tasarımını geçtiğimiz Eylül ayında, çevresel analizler ve yerel paydaş görüşmelerinden elde edilen verilerle harmanlayarak tamamladı. Şimdi ise kâğıt üzerindeki planlar, sahada somut adımlara dönüşüyor. İlk etap çalışmalarının Şubat 2026'ya kadar bitirilmesi planlanıyor.
İlk aşamada, 1.2 kilometrelik bir bölüm ele alınacak. Bu bölgede, nehir yatağına erişimi sağlayacak bir ana ulaşım güzergâhı oluşturulacak. Ayrılmış iki yönlü bir bisiklet yolu, yaya kaldırımı ve entegre bir yeşil kuşakla donatılacak alan, sürdürülebilir kentsel gelişimin ilkelerini yansıtacak. Biyolojik çeşitliliği artırmak, çevresel bozulmayı azaltmak ve Lefkoşalılara erişilebilir rekreasyon alanları kazandırmak projenin öncelikli hedefleri arasında.
**"Ortak Alanlar, Ortak Gelecek Demektir"**
Avrupa Komisyonu'ndan yapılan açıklama, projenin ruhunu şu sözlerle özetliyor: "Bu girişim, her iki toplumu bir araya getirmeyi ve daha geniş barış inşası ve uzlaşma çabalarına katkıda bulunmayı amaçlıyor." AB'nin Kıbrıs Temsilciliği de aynı minvalde, "Ortak alanlar yaratmanın toplumlararası güveni geliştireceğine ve çözüme katkı sağlayacağına inanıyoruz" mesajını veriyor.
Uzun vadeli vizyon ise gerçekten dönüştürücü nitelikte. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, bu lineer park, BM kontrolündeki tampon bölgede yer alan Ledra Sarayı sınır kapısı üzerinden şehrin kuzey ve güney kesimlerini fiziksel olarak birbirine bağlayacak. Bu bağlantı, sadece kesintisiz bir yeşil ulaşım ve dinlenme koridoru sunmakla kalmayacak, aynı zamanda parçalanmış kentsel dokuyu da sembolik olarak birleştirecek.
Gözlemciler, projenin etkisinin sağlayacağı çevresel faydaların çok ötesine geçebileceğini belirtiyor. Sürekli işbirliği gerektiren ortak bir kentsel varlık yaratmak, barış inşası teorisinin pratikteki bir uygulaması niteliğinde. Kıbrıs'ta kapsamlı bir siyasi çözümün yolu elbette zorluklarla dolu olsa da, bu nehir kenarı parkı, ortak bir geleceğe yapılan somut bir yatırım. İnsanların birlikte soluklanabileceği, bisiklet sürebileceği, çocukların oynayabileceği bir ortak zeminin, derin bölünmeleri zamanla tamir edebileceği öngörüsünü test ediyor. Lefkoşa'nın kalbine ekilen bu umut fidelerinin, tüm adayı gölgesinde barındıracak bir çınara dönüşüp dönüşmeyeceğini ise zaman gösterecek.