İran'a yönelik son saldırıların ardından uluslararası arenada jeopolitik sarsıntılar yaşanıyor. Dünyanın dört bir yanında yükselen tepkiler, kimi yerlerde sokaklara dökülen öfkeyi, kimi yerlerde ise sevinç gösterilerini beraberinde getirdi. Pakistan ve Irak'ta Pazar günü patlak veren protestolar, güvenlik güçleriyle göstericiler arasındaki çatışmalarda trajik can kayıplarına yol açtı. Buna karşılık, Paris'te İranlı sürgünler bölgedeki güç dengelerinde algılanan değişimleri sevinçle kutladı. Bu birbirinden zıt tepkiler, tırmanan gerilimin ne denli derin ve kutuplaşmış bir etki yarattığının altını çiziyor.
Pakistan'da tansiyonun yükselmesi, acı verici boyutlara ulaştı. Karaçi, Skardu ve İslamabad gibi şehirlerde düzenlenen gösterilerde en az yirmi üç kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı bildiriliyor. Karaçi'de ABD Konsolosluğu önündeki güvenlik güçlerinin açtığı ateş, kalabalıkta ölümlere ve yaralanmalara neden oldu. Göstericilerin konsolosluğun dış çemberini aşmasıyla durum daha da gerginleşti. Skardu'da da benzer bir manzara yaşandı; yüzlerce kişilik bir grup, Birleşmiş Milletler ofisini ateşe verdi. Bağdat'ta ise polis, yoğun güvenlik altındaki Yeşil Bölge yakınlarında toplanan yüzlerce kişiyi dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullandı.
Bu halk hareketlerinin ardındaki motivasyonlar karmaşıktı. Pakistan'daki gösteriler, ABD-İsrail askeri saldırganlığı algısıyla beslenen, İran'la dayanışma ve öfkenin bir ifadesi olarak görülüyor. Karaçi sokaklarında "Amerika'ya ölüm! İsrail'e ölüm!" sloganları yankılanırken, İslamabad'da protestocular ABD ile işbirliği yapanları "hain" ilan etti. Buna karşılık, Paris'teki İranlı sürgünlerin önemli bir kısmı açıkça sevinç gösterilerinde bulundu. Devrim öncesi monarşist bayraklar sallayan ve kutlama sembolleri taşıyan bu grubun eylemleri, rejim değişikliği veya mevcut İran liderliğinin zayıflaması yönünde umutlu bir beklentiyi yansıtıyordu.
Bu halk hareketlerinin ortasında, resmi açıklamalar temkinli olsa da, hassas diplomatik zemini gözler önüne seriyor. ABD'nin İslamabad Büyükelçiliği, Amerikalı vatandaşlara yönelik bir güvenlik uyarısı yayınladı. Pakistan'ın Sind eyaleti hükümeti, Karaçi'deki olaylarla ilgili soruşturma başlattı. Pakistan hükümeti ise hem ABD-İsrail'in askeri eylemlerini hem de İran'ın misilleme saldırılarını kınayarak, bölgedeki karşılıklı bağımlılıklar ve rekabetlerle dolu karmaşık denge politikasını yansıttı. Paris'te binlerce, Pakistan'da ise daha fazlasının sokağa dökülmesi, son gerilimlerin derin bölünmeleri ve güçlü duyguları nasıl harekete geçirdiğini gözler önüne seriyor. Pakistan'daki can kayıpları, jeopolitik çatışmaların insani bedelinin ve ulusal çıkarlar ile bölgesel güvenliğin tehdit altında olduğuna inanıldığında kamuoyu hassasiyetinin ne denli değişken olduğunun acı bir hatırlatıcısı oldu.