**RIO DE JANEIRO, BREZİLYA** – Brezilya'yı sarsan tarihi bir kararla, nüfuzlu siyasetçi kardeşler Domingos Inácio Brazão ve João Francisco Inácio Brazão, Rio de Janeiro şehir meclisi üyesi Marielle Franco ve şoförü Anderson Gomes'un öldürülmesini planladıkları gerekçesiyle mahkum edildi. Cinayetlerin üzerinden neredeyse sekiz yıl geçtikten sonra Brezilya Yüksek Mahkemesi tarafından verilen bu mahkumiyet kararı, ülkeyi şoka uğratan ve uluslararası alanda kınamalara yol açan bu suçun faillerinin nihayet hesap vermesi yolunda önemli, ancak gecikmiş bir adım olarak kayıtlara geçti.
Rio'nun denetim mahkemesi eski danışmanı Domingos Inácio Brazão ile eski milletvekili Chiquinho olarak bilinen kardeşi João Francisco Inácio Brazão, her biri 76 yıldan fazla hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, saldırı sırasında araçta bulunan ancak hayatta kalmayı başaran Franco'nun basın danışmanı Fernanda Chaves'in öldürülmeye teşebbüs edilmesi olayından da onları sorumlu tuttu. Yüksek Mahkeme yargıçlarının oybirliğiyle aldığı bu karar, bir zamanlar güçlü olan bu siyasi figürlere karşı sunulan delillerin ve suçlamaların vahametini gözler önüne seriyor. Cinayetleri işlediği tespit edilen iki eski polis memuru bu yılın başlarında cezalarını almıştı.
14 Mart 2018'de işlenen cüretkar ve gündüz vakti gerçekleşen saldırı, Marielle Franco ve ekibinin şehir merkezinde bir etkinlikten ayrılırken meydana geldi. Onları takip eden bir araçtan açılan 13 el ateş, yükselen bir politik yıldız ve sesini yükselten bir aktivist olan Franco ile Anderson Gomes'un hayatına trajik bir şekilde son verdi. Soruşturmacıların titizlikle ortaya çıkardığına göre, cinayetlerin ardındaki nedenin, Franco'nun Rio de Janeiro'nun karmaşık sosyo-politik yapısında pervasızca faaliyet gösteren güçlü çıkar gruplarına karşı çıkan tavizsiz tutumu olduğu iddia ediliyor.
Siyah ve gey bir kadın olan Franco, çeşitli bölgeler ve yasa dışı arazi gaspı ile inşaat gibi ekonomik faaliyetler üzerinde önemli kontrol sahibi olan organize suç örgütleri olan milis gruplarının artan nüfuzuna karşı güçlü bir ses haline gelmişti. Aktivizmi, özellikle de bu milisler tarafından gasp edilen arazileri "yasallaştıracak" konut projelerine karşı duruşu, yasa dışı operasyonları ve güçlerini pekiştirme yetenekleri için doğrudan bir tehdit olarak algılanmıştı. Savcılık, cinayetin, onun yükselen siyasi kariyerini baltalamak ve kârlı, ancak yasa dışı girişimlerini bozmasını engellemek amacıyla hesaplanmış bir susturma eylemi olduğunu savundu.
Bu dava, Rio'daki siyasi çevreler, emniyet güçleri ve organize suç arasındaki derinlere işlemiş ve sıklıkla karşılıklı faydaya dayanan ilişkiyi derinden ortaya koydu. Yüksek Mahkeme'nin müzakerelerinde kilit rol oynayan Yargıç Alexandre de Moraes, Brazão kardeşlerin "sadece milislerle değil, kendilerinin milis olduğunu" kesin bir dille ifade ederek, iddia edilen bağlantılarına dair ağır bir suçlama yöneltti. Bu karar, önyargı ve yasa dışı ekonomik yapıları koruma arzusuyla körüklenen bu tür aşırı siyasi şiddet eylemlerinin artık cezasız kalmayacağına dair bir umut ışığı sunuyor.
Şu anda Brezilya Irksal Eşitlik Bakanı olan Marielle Franco'nun kız kardeşi Anielle Franco, adaletin sağlanması için amansız bir mücadele verdi. Mahkumiyetin önemini kabul etmekle birlikte, Yargıç Carmen Lucia'nın "İnsan adaleti bu acıyı dindirmeye yetmez" sözlerini tekrarlayarak derin ve kalıcı kaybı vurguladı. Bu mahkumiyet, Brezilya demokrasisi için kritik bir an, kurumlarının dayanıklılığının bir kanıtı ve cinsiyet ve ırk temelli siyasi şiddete karşı mücadelenin ivme kazandığının bir işareti olarak görülüyor. Başkan Luiz Inácio Lula da Silva yönetimi, cezasızlıkla mücadele etme ve demokratik normları güçlendirme ihtiyacını sürekli vurguluyor ve bu karar da bu hedeflerle örtüşüyor.