Güney Amerika'nın dev ülkesi Brezilya, son yılların en yıkıcı doğal afetlerinden biriyle sarsılıyor. Ardı arkası kesilmeyen sağanak yağışların yol açtığı sel ve heyelanlar, onlarca insanın hayatına mal olurken, binlerce kişiyi de evsiz bıraktı. Felaketin en ağır bilançosunu ödeyen eyalet Minas Gerais'in Juiz de Fora ve Ubá şehirleri, adeta can çekişiyor. Ekipler, enkaz altında kalanları bulmak için zamana karşı yarışırken, kayıp yakınlarının yürekleri ağızlarında bekleyişi sürüyor.
Bölgeyi bir gecede esir alan ve "rekor düzeyde" olarak nitelendirilen yağışlar, nehir yataklarını taşırdı. Sular, şehir merkezlerine doğru akın ederek sokakları azgın nehirlere dönüştürdü. Evler, mahalleler bir anda sulara gömüldü. Bu felakete bir de doymuş toprakların dayanamadığı heyelanlar eklendi. Özellikle Juiz de Fora'da, kalabalık bir yamaç mahallesinde meydana gelen devasa bir toprak kayması, on iki evi yuttu. O enkazdan ilk belirlemelere göre kurtulan olmadı.
Can kaybı rakamları her geçen saat artıyor. İlk raporlarda 30 olarak açıklanan hayatını kaybedenlerin sayısı, Çarşamba günü itibarıyla 46'ya yükseldi. Sadece Juiz de Fora'da 40 kişi yaşamını yitirirken, Ubá'da bu sayı altı. Kayıp ihbarları da endişe verici boyutlarda. Yaklaşık iki düzine kişinin hala haber alınamaması, aileleri derin bir umutsuzluğa sürüklemiş durumda. İtfaiye birliği komutanı Demetrius Goulart'ın da belirttiği gibi, "Birçok insan gece yarısı, yağmur yağarken evlerindeydi." Bu sözler, felaketin ne kadar ansızın ve acımasızca geldiğini gözler önüne seriyor.
Minas Gerais eyaletinden gelen itfaiyeciler ve eğitimli köpekleri, enkaz yığınları arasında umutsuzca bir can umuduyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Şu ana kadar 200'den fazla kişi kurtarıldı. Ancak yaklaşık 3.600 kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu insanlar için kayıp, sadece maddi değerlerle sınırlı değil; yaşanan travmanın manevi ve psikolojik yükü de ağır. Ailesi etkilenen Josiane Aparecida'nın "Ailemiz perişan durumda" sözleri, birçok kişinin yüreğindeki acıyı özetliyor.
Bu trajedinin temelinde, son dönemde yaşanan olağanüstü yağışların yattığı belirtiliyor. Toprağın uzun süre suya doygun kalması, yamaçları dayanıksız hale getirmiş. Aşırı yağışlar karşısında dengesini kaybeden yamaçlar, kaymalara yol açmış. Taşan nehirler ise bu durumu daha da beter hale getirerek, hem su hem de toprak tehdidini bir arada getirmiş. Şu an öncelik kurtarma ve iyileştirme olsa da, uzun vadede bu toplulukların yeniden ayağa kalkması ve yaşanan travmaların atlatılması için kapsamlı desteklere ihtiyaç duyulacağı aşikar. Brezilya halkının dayanıklılığı, bu büyük felaketin ardından toparlanma mücadelesinde bir kez daha sınanacak.