**Lefkoşa, Kıbrıs** – Kıbrıs Cumhuriyeti Parlamento Tarım Komitesi'nin olağanüstü oturumu, adayı etkisi altına alan şap hastalığı (foot-and-mouth disease) kriziyle boğuşurken, salonda hissedilir bir aciliyet ve sertlik hakimdi. Zaten hastalık serbest statüsünü kaybetmiş olan ada, bu yeni salgınla birlikte derin bir siyasi fay hattını da ortaya çıkardı. Milletvekilleri, bu yıkıcı duruma müdahale biçimleri konusunda hükümet yetkililerini sert bir dille sorguya çekti.
Veterinerlik acil durumunun vahameti, Tarım Bakanlığı ve Veterinerlik Hizmetleri'nden Müdür Christodoulos Pippis gibi üst düzey yetkililerin katılımıyla daha da belirginleşti. Ancak endişeleri gidermesi beklenen bilgilendirme toplantısı, özellikle muhalefet partileri adına konuşan bir milletvekili ile Müdür Pippis arasındaki gergin bir diyaloğa dönüştü. Milletvekili, hükümetin önleyici tedbirlerinin ve müdahale protokollerinin zamanlaması ve etkinliği konusunda hesap sorarken, Müdür Pippis ise yapıcı alternatiflerin eksikliğini ima ederek, milletvekilini daha iyi bir çözüm sunmaya davet etti. Bu keskin atışma, zaten hassas bir durumu daha da kötüleştiren derin güvensizlik ve partizan gerilimleri gözler önüne serdi.
Adanın hayvancılık çiftçileri üzerindeki ekonomik ve duygusal yük devasa boyutlara ulaşmış durumda. Geçimlerini hayvanlarının sağlığına sıkı sıkıya bağlı çiftçiler, yetkililer tarafından terk edilmiş ve adaletsiz muamele gördüklerini düşünüyor. Durum, polis tarafından ifadesi alınan çiftçilerin raporlarıyla daha da karmaşık bir hal alıyor. Hastalık serbest statüsünün kaybı, sektör için büyük bir darbe anlamına geliyor. Hayvan ve hayvansal ürünlerin hareketine getirilen sıkı ve maliyetli kısıtlamalar, ihracatı ve iç pazarları baltalama potansiyeli taşıyor.
Yetkililer, JRCC "ZENON" tesisinde 24 saat esasına göre çalışan bir Kriz Yönetim Merkezi kurarak kapsamlı bir ulusal müdahale planını devreye soktu. Hastalığın yayılmasını engelleme ve eradikasyon çabaları tam gaz devam ediyor. Etkilenen hayvanların itlafı ve ardından defin işlemleri, titiz dezenfeksiyon protokolleri ve ada genelinde biyolojik güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesiyle birlikte yürütülüyor. Troulloi, Oroklini, Livadia ve Aradippou bölgelerindeki on bir çiftlikte doğrulanmış vakalar tespit edildi. Sorunun boyutu oldukça büyük; şu anda yaklaşık 14.000 hayvanın etkilendiği ve potansiyel olarak 13.000 hayvanın itlaf edilmesi gerekebileceği tahmin ediliyor. On kilometrelik bir gözetim bölgesi oluşturuldu ve sınır muhafızları bu kritik perimetredeki hareketleri titizlikle izliyor. Müdahaleyi desteklemek amacıyla yaklaşık 500.000 doz aşı temin edildi ve AB'den bir grup veteriner uzmanının da çarşamba günü adaya gelerek destek vermesi bekleniyor.
Bu çabalara rağmen, komite başkanı Giannakis Gavriel, durumun hassasiyetini kabul ederek, "Olayların gerisinde kalıyoruz" şeklinde bir serzenişte bulundu. Bu duygu, Şubat ayında kendini göstermeye başlayan salgının, yeterince güçlü bir önleyici strateji uygulanmadan önce kritik bir zemin kazandığı yönündeki daha geniş bir endişeyi yansıtıyor. Önümüzdeki günler ve haftalar, bu krizin nihai seyrini belirlemede kritik öneme sahip olacak. Bu durum, yalnızca tarım sektörü için değil, aynı zamanda Kıbrıs'ın siyasi manzarası için de bir test olacak. Bu tür önemli zorluklarla birlik ve etkinlikle başa çıkma yeteneği, ciddi bir şekilde sınanacaktır.