**BRÜKSEL -** Avrupa Birliği'nin (AB) Ukrayna'ya yönelik destek çabaları, Macaristan'ın attığı beklenmedik ve sert adımla ciddi bir çıkmaza girdi. Budapeşte yönetimi, Ukrayna'ya yönelik 90 milyar Euro'luk devasa yardım paketini veto ederek, adeta "dur" dedi. Macaristan Dışişleri Bakanı Péter Szijjártó'nun duyurduğu bu diplomatik manevranın perde arkasında, Ukrayna'nın Macaristan'a yönelik petrol sevkiyatını Drujba boru hattı üzerinden durdurma kararı yatıyor. Budapeşte bu hamleyi "şantaj" olarak nitelendiriyor.
Olaylar zinciri, 27 Ocak'ta hem Macaristan hem de Slovakya'ya giden petrol akışının Drujba boru hattında kesilmesiyle tırmandı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı konuya dair net bir açıklama yapmasa da, altyapıdaki hasarın Rus insansız hava aracı saldırısından kaynaklandığına dair iddialar mevcut. Ancak Macaristan, bu durdurma işlemini, Ukrayna'nın AB-Ukrayna Ortaklık Anlaşması'ndaki yükümlülüklerini ve Avrupa Birliği'ne karşı taahhütlerini ihlal olarak görüyor. Bakan Szijjártó, net bir dille, "Drujba boru hattı üzerinden Macaristan'a petrol sevkiyatını engelleyerek Ukrayna, AB-Ukrayna Ortaklık Anlaşması'nı ihlal ediyor, Avrupa Birliği'ne karşı taahhütlerini bozuyor. Bu şantaja boyun eğmeyeceğiz" dedi.
Enerji güvenliğini tehdit altında gören Macar hükümeti hızla harekete geçti. Perşembe gecesi yayınlanan bir kararnameyle, ülkenin stratejik rezervlerinden yaklaşık 1.8 milyon varil ham petrolün serbest bırakılmasına izin verildi. Bu adım, iç piyasayı desteklemeyi amaçlıyor. Ulusal petrol ve doğalgaz şirketi MOL'a, 15 Nisan'a kadar bu rezervlere öncelikli erişim hakkı tanındı ve bu rezervlerin 24 Ağustos'a kadar yenilenmesi yükümlülüğü getirildi.
Ancak bu misilleme taktiği, komşu Hırvatistan'dan şüpheyle karşılandı. Hırvatistan'ın boru hattı işletmecisi JANAF, Macaristan'ın stratejik rezervlere başvurmasının pek de gerekli olmayabileceğini belirtti. JANAF'a göre, JANAF boru hattı aracılığıyla MOL rafinerilerine sürekli olarak Rusya dışı petrol taşınıyor, bu da alternatif tedarik yollarının mevcut ve işler olduğunu gösteriyor. Bu açıklama, Macaristan'daki sözde enerji krizinin ciddiyetini ima yoluyla sorguluyor ve Ukrayna'ya bu denli önemli bir finansal destek hattını engelleme gerekçesini zayıflatıyor.
Macaristan'ın vetosunun sonuçları, bu ikili enerji anlaşmazlığının çok ötesine uzanıyor. 90 milyar Euro'luk finansal yardım paketi, AB'nin Ukrayna ekonomisini güçlendirme ve devam eden çatışmaya karşı direncini artırma stratejisinin kritik bir parçası. Bir AB üyesi devlet olarak konumunu kullanan Budapeşte, önemli bir fon çıkışını fiilen durdurarak hem Ukrayna hem de Avrupalı ortakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Bu eylem, AB içindeki karmaşık ve çoğu zaman sancılı dinamikleri gözler önüne seriyor; bireysel üye devletlerin kolektif politika kararları üzerinde ne denli önemli bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor.
Enerji tedarik endişelerinin büyük finansal yardım paketleriyle iç içe geçmesi, Doğu Avrupa'daki jeopolitik manzaranın çok yönlü doğasını vurguluyor. Durum geliştikçe, uluslararası toplum diplomatik kanalların bu çıkmazı çözmek ve hem enerji akışını hem de Ukrayna'ya yönelik hayati finansal yardımı yeniden tesis etmek için yeterince kullanılıp kullanılamayacağını yakından izleyecektir. Önümüzdeki haftalar, Macaristan'ın kozlarının ne kadar güçlü olacağını ve bunun Ukrayna'nın mali istikrarı ile AB'nin Kiev'i destekleme konusundaki birleşik yaklaşımı üzerindeki nihai etkisini belirlemede belirleyici olacaktır.